KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/4827 E., 2013/5645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün ve tavzih talebinin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin müflis ... Mühendislik İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.'den doğan alacağı için yapılan başvurunun, yargılamayı gerektirdiğinden bahisle hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek, iflas idaresinin ret kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket iflas idare memurları, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 540.072,74 TL'nin sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçeli kararı tebellüğ eden davalı vekilince yapılan ........2012 tarihli tavzih talebi, mahkemece, ........2012 tarihli kararla, 06.....2012 tarih ve 2010/190 Esas, 2012/230 Karar sayılı kararda davalı iflas idaresi vekili lehine vekalet ücreti verilmesi talebinin, ancak temyiz ile talep edilebilmesi mümkün olduğundan reddine karar verilmiştir.
Esas hakkında verilen karar ile tavzih talebi konusunda verilen karar, davalı vekilince ....01.2013 tarihinde temyiz edilmiştir.
...) Davalı müflis şirket iflas idaresi vekilinin 06.....2012 tarihli karara yönelik temyiz istemi yönünden;
Mahkemece kayıt kabul talebi hakkında verilen 06.....2012 tarihli hüküm temyiz eden davalı vekiline 31.....2012 günü tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi, İİK'nın 164. maddesinde öngörülen ... günlük yasal süre geçirildikten sonra ....01.2013 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/... Esas, 1990/... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ... tarafından da karar verilebileceği kabul edilmiş olmakla, temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
...) Davalı müflis şirket iflas idaresi vekilinin ........2012 tarihli tavzih talebi ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yönünden;
6100 sayılı HMK'nın 305/.... maddesi "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” Aynı maddenin .... fıkrası “Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve .../....
yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükümlerini havidir. Karar vermekle yargıç, o davadan el çekmiş olup, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen bu karar, artık hiçbir şekilde değiştirilemez. HMK’nın 305. maddesinde düzenlenen tavzih veya aynı Yasa’nın 304. maddesinde düzenlenen maddi hataların düzeltilmesi yoluyla da hükmün değiştirilmesi söz konusu olamaz.
Bir hükmün hangi hallerde tavzihinin istenebileceği, HMK’nın 305. maddesinde düzenlenmiştir. Tavzih yolu, bir hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur. Mahkeme, hükmü yalnız tavzih etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Bu nedenle de mahkeme, hüküm kurmadığı bir konuda, hükümde unutmuş olduğu gerekçesiyle tavzih yolu ile karar verip, bu hususu da hükme ekleyemez, miktarları da değiştiremez. Bu itibarla, davalı vekilinin süresinde temyiz yoluna başvurması gerekirken, tavzih yoluna başvurarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini sağlaması mümkün değildir.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/4827, K. 2013/5645, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama