KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/5081 E., 2013/5688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacı vekili, dava dışı borçlu ...'ın davalının eski eşi olduğunu, boşanmış olmalarına rağmen halen aynı adreste birlikte ikamet ettiklerini, borçlunun müvekkiline ve piyasaya olan bir takım borçları nedeni ile davalı ile anlaşmalı olarak boşandığını, düzenlenen sıra cetvelinde davalının alacağının ilama dayalı nafaka alacağı olduğu gerekçesiyle sıra cetvelinde ilk sıraya alındığını, davalının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinde davalıya düşen paranın müvekkilinin alacaklı olduğu ...ana .... ...
Müdürlüğü'nün 2011/1794 Esas sayılı dosyasına ödenmesini; birleşen davada ise yine davalının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinde davalıya düşen paranın müvekkilinin alacaklı olduğu ... .... ... Müdürlüğü'nün 2008/3200 Esas sayılı dosyasına ödenmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, müvekkili ile dava dışı borçlu arasındaki boşanma ve nafaka alacağının muvazaalı olmadığını, müvekkili ile borçlunun birlikte aynı adreste yaşamadığını, müşterek çocukları ile birlikte borçluya ait evde kira vermeden oturmaları ve çocuklara borçlunun yardım etmesi nedeniyle bağlanan nafaka alacağının talep edilmediğini, ancak eski eşinin işlerinin bozulması, hakkında ... takipleri başlaması nedeniyle müvekkilinin kendi nafaka alacağını güvenceye almak amacıyla nafaka alacağını takibe koyduğunu, alacağın gerçek alacak olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, boşanma tarihi olan 03.04.2000 tarihinden nüfusa adres bildirilen ......2010 tarihine kadar borçlu ...'ın kendine ait bir ev kurmaması ve hayatını ... yeri, akraba yanı gibi yerlerde geçirdiğinin kabulünün mümkün görülmediği, hayatın olağan akışına göre ortalama bir insanın ... yıl boyunca kendine ait bir konutu bulunmadan yaşayabileceğinin kabul edilemeyeceği, kaldı ki, yine davalının kendi çocuklarının, babalarının bütün bu süreçte tüm eğitim ve geçim ihtiyaçlarını karşıladığını beyan etmelerine rağmen .... .... ...
Müdürlüğü'nün 2011/8146 Esas sayılı dosyası ile yapılan birikmiş nafaka takibinin mükerrer bir takip olacağı, bu durumda ...'ın ödemiş olduğu nafaka borçlarını tekrar ödemek durumunda kalacağı, bunun da davacı tarafın takibin muvazaalı olduğu iddiasının en büyük kanıtı olduğu, dava dışı borçlu baba ...'ın yıllarca çocuklarının ve eşinin tüm ihtiçlarını karşıladıktan sonra bir kez de ... takibi yolu ile aynı borcu ödeyeceğini düşünmenin hukuken ve mantıken izah edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı ....un .... .... ...
Müdürlüğü'nün 2011/1794 .../...
sayılı takibine konu alacağının dava giderleri dahil olmak üzere, ... .... ... Müdürlüğü'nün 2008/3200 sayılı dosyasında yapılan sıra cetvelinde, davalı tarafından yapılan ... .... ... Müdürlüğü'nün 2011/8146 sayılı dosyasında davalı alacaklıya ayrılan paydan ödenmesine, birleştirilen 2012/274 Esas sayılı dava dosyası açısından davanın kabulüne, davacı ...'un ... .... ... Müdürlüğü'nün 2008/3200 sayılı takibine konu alacağının dava giderleri dahil olmak üzere, aynı dosya üzerinden yapılan sıra cetvelinde, davalı tarafından yapılan ... .... ... Müdürlüğü'nün 2011/8146 sayılı dosyasında davalı alacaklıya ayrılan paydan ödenmesine kararı verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı temyiz etmiştir.
...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
...-Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. Davanın kabulü halinde bu tür davalarda kıyasen uygulanan İİK'nın 235/.... maddesi uyarınca sıra cetvelinde davalıya ayrılan satış bedelinin yargılama giderleri de dahil olmak üzere öncelikle davacıya tahsisine, artan para olması halinde davalıya verilmesine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden sıra cetvelinde davalı alacaklıya ayrılan payın yargılama giderleri de dahil olmak üzere davacı alacağına tahsisine karar verildiği halde artan kısmın davalıya bırakılmasına karar verilmemiş olması ve "dava giderleri"nin neleri kapsadığının tam olarak belirtilmemesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı lehine bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/.... maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/5081, K. 2013/5688, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama