KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/566 E., 2013/1252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin faturaya dayalı alacağının tahsili için girişilen haciz yoluyla ilamsız takibin İİK’nun 43. maddesi gereğince iflas yolu ile adi takibe çevrildiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının vaki itirazının kaldırılarak çıkarılacak depo emrinin yerine getirilmemesi durumunda davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davacıya olan borcun ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; talebe konu borcun bir kısmının ödenmiş olduğu, depo emrine esas bakiye borç miktarının 534,40 avro karşılığı ....847,66 TL olduğu, depo emrinin de süresinde yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
...) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
...) Dava, davalı aleyhine girişilen iflas yoluyla takibe vaki itirazın kaldırılması ve depo emrinin yerine getirilmemesi durumunda davalının iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacının alacaklı olduğu ... .... ... Müdürlüğü’nün 2010/1491 sayılı takip dosyasındaki iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinde toplam alacağın faizi ve 818 sayılı BK’nın 84. maddesi uygulanmak suretiyle tahsili talep edilmiş ise de, mahkemece depo emrine, dolayısıyla hükme esas alınmış olan bilirkişi raporunda takipten sonra yapılan ödeme tarihlerine kadar faiz işletilip anılan kanun maddesine göre yapılan ödemelerin önce faiz miktarından düşülmesi gerekirken, bu yönteme göre hesaplama yapmayan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/566, K. 2013/1252, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama