KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/615 E., 2013/1738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı borçlu.... aleyhine başlattığı takipler nedeniyle alacaklarının bulunduğunu, davalının gerçekte alacaklı olmamasına rağmen başlattığı ... takibi sırasında satılan taşınmaz üzerine koydurduğu haczin düştüğünü, sıra cetvelinin ise ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişen dava dışı ... A.Ş.’nin dosyasında yapılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı haczinin düşmediği, sıra cetveli düzenleme yetkisinin ilk haczi koyan ... müdürlüğüne ait olduğu ve ilk haczin davalının başlattığı ... takibi sırasında konduğu, dava dışı ... A.Ş.’nin takibinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olduğu ve henüz haciz aşamasına gelinmediği, bu nedenle de sıra cetvelinin davalının başlattığı ... takibi dosyasında yapılmasının mümkün olduğu, davacı tarafın davalı tarafa davalı tarafın takibine dayanak yaptığı bononun karşılıksız olduğuna dair yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
...)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...)Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Bu davalarda iddia; kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir.
Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır.
Bu durumda, mahkemece, davalının alacağını kanıtlaması yönünde sunduğu delil listesi doğrultusunda, davalı delilleri toplanarak değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde, ispat yükü davacı tarafa yüklenerek, taraflar arasında doğrudan temel ilişki bulunmadığı, HMK'nın 225. (HUMK'nın 345.) maddesi uyarınca yeminin konusu kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar olduğundan, sadece temel ilişkinin tarafları hakkında söz konusu olabileceği hususu da gözardı edilerek, yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/615, K. 2013/1738, 21 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama