KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/8356 E., 2014/683 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/07/2013 (Ek Karar: 18.09.2013
- Numarası
- 2012/624-2013/347
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün ve hükmün temyizine ilişkin talebin süre yönünden reddine dair ek kararın davalı vekilince temyizi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar müvekkili, arsa sahibi müvekkilleri ile davalı yüklenici şirket arasında 30.07.2007 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, 5 yıl geçmesine rağmen halen ruhsatın alınarak inşaata başlanmadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ev dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi gereğince yüklenicinin arsanın kendisine inşaat ruhsatı almaya hazır olarak teslim edildiğini kabul ettiği ve 20 ay içinde inşaatı tamamlamayı taahhüt ettiği, 4 ay içinde inşat ruhsatını alarak işe başlamadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden münfesih olacağının kararlaştırıldığı, bilahare davalının işe başlamadığından bahisle noterden keşide edilen ihtarname ile davalıya sözleşmenin feshedileceği hususunun tebliğ edildiği,
inşaat ruhsatının alındığı ancak sadece temel hafriyat kazısının ve iksa imalatının kısmen yapıldığı, başkaca çalışmanın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile sözleşmenin fesih olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece 18.09.2013 tarihli ek kararla davalı vekilinin 16.09.2013 tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 18.09.2013 tarihli ek kararı ve esasa ilişkin 11.07.2013 tarihli kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle HMK’nun 104. maddesine göre davalının temyiz süresinin bitimi adli tatil zamanına rastladığından bu sürenin adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı dikkate alındığında davalı tarafın temyiz süresinin 09.09.2013’te sona ermiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/8356, K. 2014/683, 3 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama