KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/8953 E., 2014/1627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Mahkemesi
- Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/07/2013
- Numarası
- 2013/2-2013/662
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. F.. Ö.. ile davalı vekili Av. S.. E..'ın gelmesiyle duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, kooperatif üyesi olan müvekkili hakkında 19.10.2008 tarihli genel kurul kararı gereğince 50.000,00 asıl alacak, 64.126,39 TL işlemiş faiz borcu borcu bulunduğu gerekçesiyle hakkında takip yapıldığını, takibe itirazının İcra Hukuk Mahkemesince kaldırıldığını, takibe dayanak genel kurulun iptali için açılan davanın derdest olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin, davalıya borcunun olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra takibine yaptığı itirazın kaldırılmasına karar verildiğini ve takibin kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının icra takibine yaptığı itirazın kaldırılmasına karar verildiği ve genel kurul kararı ile belirlenen aidatı ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan % 40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
1)Dosya kapsamından, davacı vekili tarafından icra takip dosyasında talep edilen alacağın dayanağını teşkil eden 19.10.2008 tarihli genel kurul kararının iptali için Erzurm 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 202012/586 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığı anlaşılmaktadır. Açılan bu davanın, eldeki davanın sonucunu etkileyeceğinden, açılan dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Diğer yandan, davacı vekili, davalı kooperatife borcunun bulunmadığını aksine kooperatiften alacaklı olduğunu, bu nedenle davalı kooperatif aleyhine Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/529 esas sayılı dava dosyası ile dava açtığını ileri sürdüğünden, bu dava dosyasının akibeti araştırılarak, gerektiğinde aralarındaki irtibat nedeniyle birleştirilmesi veya sonucu üzerinde durularak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi de yerinde olamamıştır.
2)Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/8953, K. 2014/1627, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama