KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/9120 E., 2014/1883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/02/2013
- Numarası
- 2010/592-2013/72
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün davacı M.. B.. vekilince duruşmasız, diğer davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı M.. B.. vekili Av. Ö.. K.. ve diğer davacılar vekili Av. ...ile Fer'i müdahil şirket vekili Av. E.. B.. gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Mahkemece Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 17.07.2009 gün, 2009/3158 E., 2009/4432 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; yargılamanın devamı sırasında davalı yüklenici ile fer'i müdahil K.. A.Ş. arasında imzalanan 09.06.2010 tarihli sözleşme uyarınca, taşeron firmanın inşaatı büyük oranda tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiği ve binada projeye aykırılıklar olduğu hususunun davacılar tarafından kanıtlanamadığı, davacı arsa sahiplerinin, bağmısız bölümlerini teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürmedikleri gerekçesi ile konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin verilen karar davacı M.. B.. vekili ile diğer davacılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Kararı, davacı M.. B.. ve diğer davacılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, inşaatın büyük oranda tamamlandığı için esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Ne var ki, bozma ilamı öncesi yapılan keşif sonucu inşaat mühendisi bilirkişi tarafından verilen 04.05.2007 tarihli raporda, A bloğun tasdikli projesindeki bina ebatlarının ve bahçe çekme mesafesinin uygun olmadığı, bina oturma alanının 804 m² büyütüldüğü ve bahçe çekme mesafesinin binanın kağnıcı yolu cephesinde yaklaşık 1 metre ihlal edilerek 4 metre bırakıldığı, diğer yola olan çekme mesafesinin de projesine uymadığı tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere imar mevzuatı kamu düzeninden olup, mahkemece re'sen dikkate alınması zorunludur. Yukarıda bilirkişi tarafından tespit edilen hususların giderilmesi ve buna göre de yapı kullanma izin belgesinin alınmasının mümkün olmaması halinde işin seviyesine bakılmaksızın yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğinden sözedilemez.
Bu itibarla, mahkemece yapılacak iş ilgili Belediye Başkanlığı'ndan mevcut imara aykırılıkların giderilip giderilemeyeceği, giderildiği takdirde binaya yapı kullanma izin belgesinin alınıp alınamayacağı sorulup bu hususta gerekirse bilirkişi kurulundan rapor da alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesince bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/9120, K. 2014/1883, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama