KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/9280 E., 2014/724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Sincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/05/2012
- Numarası
- 2011/437-2012/395
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı, davalı yükleniciyle 16.04.1996 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme ile kararlaştırılan inşaat süresinin dolmasına rağmen kendisine isabet eden bağımsız bölümlerin teslim edilmediğini, iskân alınmadığını ileri sürerek kira kaybı eksik ve ayıplı işler bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacıya isebet eden dairelerin 2005 yılında teslim edildiğini, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme gereğince, inşaatın yapı ruhsatının alındığı 12.09.1996 tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde teslimi gerektiği halen iskân ruhsatı alınmadığı, hukuki teslim gerçekleşmese de, davacı tarafından 7 ve 14 numaralı dairelerin fiilen 27.10.2008 tarihinde teslim alarak kullanılmaya başlanıldığı,
dava tarihinden geriye doğru 5 yıl önceki 26.05.2006 ila 28.10.2008 tarihleri arası için 14.025,00 TL kira tazminatı, sözleşme gereği yapılmayan gömme dolaplar için 3.375,00 TL eksik iş bedeli ile 5.037,64 TL nefaset bedelini talepte haklı olduğu, bir kısım taleplerinin açık ayıp niteliğinde olup teslim sırasında ileri sürülmediğinden istenilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulune karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin gecikme tazminatı ile eksik iş bedeline yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin nefaset bedeliyle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a- 6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür.
HMK'nın 297/2. maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkeme kararının gerekçe bölümü ile hüküm .../...
sonucunun çelişkili olması, mahkeme kararlarının tereddüt doğurmayacak şekilde açık olması kuralına aykırılık oluşturur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.025,00 TL kira kaybı, 3.375,00 TL eksik iş bedeli ve 5.037,64 TL nefaset bedelinin 26.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; kararın gerekçe kısmının son paragrafında, “ Iç ve dış kapıların beyaz çam yerine amerikan panel kapı, salon yer döşemelerinin gürgen parke yerine laminat parke, mutfak dolaplarının meşe kaplama yerine laminat kaplama ile yapılması açık ayıp olup, davacı süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığından bedel farkları talep edilemeyecektir." ifadesine yer verilmiştir.
Hüküm altına alınan 5.037,64 TL'nin bu sayılan kalemlere yönelik nesafet bedeli olarak bilirkişi raporunda belirlenmiş olmasına göre davacı yararına 5.037,64 TL nefaset bedelinin davalıdan tahsiline karar verilerek, hükmün gerekçesi ile sonucu arasında çelişki oluşturulmuş olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/9280, K. 2014/724, 4 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama