KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/9290 E., 2014/144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/02/2010
- Numarası
- 2007/333-2010/34
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatif ile diğer davalı arsa sahibi E.. Yapı Ltd. Şti. arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı kooperatifin inşaatı tamamladığını ve dairelerin kur'alarının çekildiğini, ancak müvekkilinin kendisine kur'ada isabet eden daireyi, tapusu davalı arsa sahibi şirket adına kayıtlı olması sebebiyle alamadığını; birleşen davada ise davalı arsa sahibi şirketin daha sonra bu daireyi davalı D... Ltd. Şti'ne devrettiğini öğrendiklerini ileri sürerek, asıl ve birleşen davada müvekkiline isabet eden 5. Blok 4. Kat 18 no'lu konutun tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, asıl davada mümkün olmazsa rayiç bedelinin davalılardan tahsilini de talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, söz konusu dairenin tapusunun D.. İnşaat Ltd.Şti. adına kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle 130.00,00 TL değerinde olduğu, birleşen dava davalısı D...Ltd. Şirketinde olan tapu kaydının iptalinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacının asıl davada tazminata yönelik talebinin kabulü ile 130.000,00 TL'nin davalılar S.S. Ö... Konut Yapı Kooperatifi ile E...Yapı Taahhüt Müşavirlik ve Tic. Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcisinin ilk celse davayı kabulüne ilişkin açık bir beyanı olmadığı gibi, anılan beyanın davayı kabul beyanı olarak kabulü halinde dahi, davalının davanın açılmasına neden olması ve karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 151. maddesine uygun imzalı beyanının da alınmamış olması karşısında, aynı Kanun'un 94/2. maddesi koşullarının gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Öte yandan, davalı kooperatifin yargılama aşamasında ve temyiz dilekçesinde davacının kooperatife borcu olduğuna dair savunması olmamasına göre, kendisine konut tahsis edilemeyen kooperatif ortağına ödenecek tazminatın hesaplanma şekli ile ilgili Dairemizin yerleşik formülünün ilk basamağı uyarınca ortaklara tahsis edilmesi gereken (somut olayda davacıya daha önce kura ile tahsis edilen) bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerinin saptanarak bu meblağa hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının da kabulü gerekir.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/9290, K. 2014/144, 15 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama