KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/9364 E., 2014/2265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/10/2013
- Numarası
- 2013/176-2013/416
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kayyum tayini ve müdahalenin men'i davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı M. N. vekilince duruşmasız, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av. ,,,, ile davalılardan M.. M.. vekili Av. M.. K..'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkili Z.. Ü..’nün davalı kooperatifçe inşa edilen konutlardan A6 Blok18 numaralı daireye 10.10.1998 tarihinde ortak olduğunu, proje değişikliği sonucu müvekkiline A3 Blok 18 numaralı dairenin tahsis edildiğini, ortak olan müvekkili F..
K..’e ise A3 Blok 22 numaralı dairenin tahsis edildiğini, ancak yönetim kurulunca usulsüz şekilde daire sayısından fazla ortak kayıt edilerek taşınmazların birden çok kişiye satıldığını, davalıların ortaklıklarının geçersiz olduğunu, genel kurulca tahsisi yapılmayan taşınmazların kooperatifin organsız kalmasını fırsat bilen ortaklarca ele geçirildiğini, bu kapsamda müvekkili Zeki'nin dairesini davalı Mehmet'in, Fehmi'nin dairesini ise Sevim'in işgal ettiğini, açılan ceza davaları sonucu kooperatifin organsız kaldığını ileri sürerek, kooperatife kayyım atanmasına, genel kurulun toplanarak organlarının oluşturulmasına,
davalıların müvekkillerinin konutlarına vaki müdahalelerine son verilerek konutların atanacak kayyıma teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. N. vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülükte eşit olduklarından geçerli bir genel kurul kararı olmadan davacıların daireler üzerinde hak iddia edemeyeceklerini, müvekkilinin kaba inşaat halinde teslim aldığı daireyi masraf yaparak oturulacak hale getirdiğinden taşınmaz üzerinde hapis hakkı bulunduğunu, müvekkilinin dairenin gerçek hak sahibi olduğunu, aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunmayan davacıların birlikte dava açamayacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı S.S. Y... Yaşamkent Konut Yapı Kooperatifi vekili, müvekkili kooperatifin 10.06.2007 tarihinde olağanüstü genel kurul yaparak organlarını oluşturduğunu, kooperatifin organsız kaldığı dönemde bazı ortakların konutları işgal ettiklerini, işgalcilerin tahliyesi için açtıkları davanın derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı S.. S.., davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifçe inşaa edilen dairelerin geçerli bir işlemle ortakla tahsis edilmediği ve tüm dairelerin kooperatif uhdesinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı M. N. vekili ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacılar vekilinin tüm, davalı M. N.vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı M. N. vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; dava dilekçesinde, davalıların kooperatife ait konutlara vaki müdahalelerinin önlenmesi istenip davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davalı kooperatifin yanı sıra hakkındaki dava reddedilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren M. N. lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ,yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi,yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/9364, K. 2014/2265, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama