İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/10247 K.2014/8606

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı N. (B.) Y. ile…

Esas2014/10247Karar2014/8606Tarih30 Aralık 2014Okuma5 dk · 1.060 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/10247 E., 2014/8606 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Aralık 2014
Mahkemesi
Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
28/05/2013
Numarası
2011/29-2013/178
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.060 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı N. (B.) Y. ile birleşen davada davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Asıl davada davacı vekili, yüklenici müvekkili ile arsa sahibi davalılar V.. Ö.., V.. D.. ve dava dışı diğer arsa malikleri arasında 15.02.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği 1,2,3,5,8,9,10 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin müvekkiline ait olduğunu, müvekkiline düşen 11 nolu bağımsız bölümün sözleşmeye aykırı olarak N. B. isimli şahsa satıldığını, tapu devrinin de yapıldığını, sözleşmenin tarafı olan davalılara sözleşme şartlarına uymaları konusunda ihtar çekildiğini, ihtarnamenin 06.07.2010 tarihinde V.. Ö..'e, 05.07.2010 tarihinde ise V.. D..'e tebliğ edildiğini, haksız satışın iptal edilmediğini ileri sürerek, 11 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı N. (B.) Y., gazete ilanı ile ev ararken kendisini müteahhit olarak tanıtan O. K. ile tanıştığını, dava konusu bağımsız bölüm için 85.000,00 TL'si peşin, 17.000,00 TL'si senetle ödenmek üzere anlaştıklarını, tapu dairesinde O. K.'a ödeme yaptığını, senetleri ona verdiğini, tapuyu devraldığını, daha sonra dava açılınca yüklenicinin O. K.'ın babası olan davacı olduğunu öğrendiğini, baba oğulun danışıklı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Asıl davada davalı V.. D.., davacı F.. K..'ın, O. K.'ın babası olduğunu, asıl yüklenicinin O. K. olduğunu ve fakat sözleşmeyi F.. K.. ile düzenlediklerini, baba oğul olmaları nedeniyle bunda bir mahsur görmediklerini, 10 numaralı dairenin satışını verdiğini ve ardından 11 numaralı yerin satışının da istendiğini, oysa inşaatın 3. kat betonu atılmış şekilde durduğunu ve hiç ilerleme olmadığını, alıcıların çok ısrar etmesi üzerine ve O. K.'ın inşaatı çok kısa zamanda bitireceğine söz vermesi üzerine satışı verdiğini, tapuyu devraldığını, satışın yüklenici adına yapıldığını, her aşamasında O. K.'ın hazır olduğunu, satış parasını O. K.'ın aldığını, beraber iş yapan baba ve oğulun aralarının bozulduğunu ve davacının bu davayı açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Asıl davada davalı V.. Ö.. cevap vermemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, 11 numaralı dairenin satıldığı N. B.nin davalı G.. D..'un kardeşi olduğunu, taşınmazın, N. B. tarafından G. Y.'a muvazaalı olarak satıldığını ileri sürerek, 11 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı G.. D.., davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre. 11 nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin 43.000,00 TL olduğu, taşınmazın tapu kaydı arsa sahibi V.. D.. adına kayıtlı iken 02.11.2010 tarihinde asıl davada davalı N.B.ye satıldığı, N. B.tarafından da 04.03.2011 tarihinde birleşen davada davalı G.. D..'a satıldığı, davacı yüklenici F..

K.. tarafından 15.02.2010 tarihli ihtarname ile kendisine isabet eden yerlerin satılmaması gerektiğinin ihtar edildiği, ihtarın 05.07.2010 ve 06.07.2010 tarihlerinde arsa sahiplerine tebliğ edildiği, satışın ise tebliğ tarihlerinden sonra 02.11.2010 tarihinde davalı V.. D.. tarafından yapıldığı, tanık beyanına göre, dava konusu 11 nolu bağımsız bölümün yüklenici F.. K..'ın oğlu O. K.tarafından satıldığı ve satış bedelinin O. K.'a ödendiği belirlenmiş ise de, yüklenici F..

K..'ın noter ihtarı ile kendisi dışında taşınmazın üçüncü kişilere satışını istemediğini açıkça arsa sahibine bildirdiği, birleşen davanın davalısı G.. D..'un, eldeki davanın yargılaması devam ederken taşınmazı satın aldığı ve satışı kardeşi olan N. B. yaptığından uyuşmazlığı bilmemesinin mümkün bulunmadığı, iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceği, davalılardan V.. Ö..'in arsa payı karşlığı inşaat sözleşmesini vekil olarak imzalaması ve daire satış sözleşmesinin tapu maliki V..

D.. tarafından yapıldığı gözönüne alındığında V.. Ö..'in husumetinin bulunmadığı, yargılama aşamasında dava konusu taşınmaz G.. D..'a devredildiğinden davalı N.. Y..'ın da pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın davalılar V.. D.. ve G.. D.. yönünden kabulüne, 11 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı F.. K.. adına tesciline karar verilmiştir.

Karar, asıl davada davalı N. (B.) Yazar ve birleşen davada davalı G.. D.. vekilince temyiz edilmiştir. 1-Asıl ve birleşen dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme dayanak alınan, davacı yüklenici tarafından keşide edilen Sincan 1. Noterliği'nin 29.06.2010 tarih ve 19460 yevmiye numaralı ihtarda, davacı yüklenici tarafından arsa sahiplerinin, sözleşme şartlarına uymaları, kendisine düşen dairelerin, bilgisi dışında satılmaması ile satış yapılacak olursa bile kendilerinden alınacak vekaletname ile bizzat kendisinin işlem yapacağı hususu bildirilmiştir.

Anılan ihtarnamede, yüklenici, kendisinin "bilgisi dışında" satış yapılmamasını ihtar etmiş olup; gerek asıl davada davalı arsa malikleri ile satış yapılan N.. Y.., gerekse birleşen davada davalı G.Y. tarafından, satış işleminin yüklenicinin "bilgisi dahilinde" yapıldığı, oğlu olan O. K.'ın işlemler sırasında hazır bulunduğu, satış bedelinin bir kısmının dava dışı O.K.'a peşin olarak ödendiği, kalanının ise davacı yüklenici F..

K.. adına keşide edilen senetlerle ödendiği savunulmuştur.

Asıl ve birleşen davada davalılar N. (B.) Y. ve G.. D.. tarafından F.. K..'ın lehtarı bulunduğu senet suretleri sunulmuş olup; olayla ilgili olarak Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/495 E. sayılı dosyasında davacı yüklenici ile oğlunun yargılandığı belirtilmiştir. Dosyada bulunan iddianame kapsamından, dava konusu taşınmazın satışı ile ilgili F.ve O. K. hakkında dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davada davalılar N. (B..) Y. ve G.. D.. vekili tarafından örnekleri sunulan ve asılları ceza soruşturması kapsamında adli emanete alınan senetlerdeki ciro imzasının F.. K..'a ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılarak, imzanın F..

K..'a ait olduğunun tespit edilmesi halinde senet asıllarının borçluların elinde olmasının ödendiğine karine teşkil ettiği gözetilerek dava konusu dairenin davacı yüklenicinin bilgisi dahilinde satıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi, ciro imzalarının davacı yükleniciye ait olmadığının tespiti halinde ise iş bu davanın sonucunu etkileme olasılığı bulunduğundan Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/495 E. sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılıgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Gerekçeli karar başlığında birleşen davada davalı "G.. D.."un isminin, "N.. Y.." olarak yazılmış olması, HMK'nın 297/1-b maddesi hükmüne aykırı olmuştur. 2-Bozma nedenine göre, asıl davada davalı Nurten (Bilici) Yazar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalılar N. (B.) Y. ve G.. D.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı N. (B.) Yazar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 30.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/10247, K. 2014/8606, 30 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/10247
Karar No
2014/8606
Tarih
30 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/10248 K.2015/21
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/10248 K.2015/232
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/10248 K.2015/1123
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/10249 K.2015/465
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/10251 K.2015/435
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/10253 K.2015/438

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.