KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/10973 E., 2015/6466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İstanbul(Kapatılan) 42. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11/11/2013
- Numarası
- 2011/170-2013/289
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, taraflar arasında 05.12.2007 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme süresinin sona ermesine ve müvekkilinin bütün edimlerini yerine getirmesine rağmen müvekkilince davalıya teminat olarak verilen teminat mektuplarının iade edilmediğini, sözleşme konusu işten kaynaklanmayan bir nedenle müvekkili şirketin teminat mektuplarını paraya çevirmek istediğini ileri sürerek teminat mektuplarının müvekkiline iade edilerek muarazanın giderilmesine, teminat mektuplarının müvekkiline iade edilmesine, teminat mektuplarının süresinde iade edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı şirket bünyesinde çalışan ve iş akitleri davacı şirket tarafından feshedilen bir kısım işçiler tarafından, asıl işveren sıfatıyla müvekkili kuruluşun da davalı olarak hasım gösterilmek suretiyle davacı şirket ve müvekkili aleyhine, kıdem, ihbar tazminatı, izin ve fazla çalışma ücretlerinin tahsili talebiyle davalar açıldığını, dolayısıyla davacının işçilerin işçilik haklarına ilişkin sözleşme ve eki şartnamelerle üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayrıca davacı şirketin %5'lik indirim tutarlarını Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan aldığı halde düzenlediği hak edişlerde bu indirim tutarını göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işverene devlet tarafından uygulanan %5'lik indirim bedelinin davacıya ait olduğu, davalının bu bedelleri talep etmesinin haklı bir nedene dayanmadığı, davacının istihdam etmiş olduğu işçilerden bir kısmının asıl işveren sıfatıyla davalı aleyhine dava açmalarıyla davalının bu davalara cevap verme yükümlülüğü ortaya çıktığından, açılan bu davaların sonucunda da davalının, davacının yerine bir tazminat ödeme riski altında bulunduğunu davalı aleyhine açılan davalar sonuçlanıp kesinleşene kadar, davalının dava konusu teminat mektuplarını elinde tutma hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/10973, K. 2015/6466, 12 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama