İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/1245 K.2014/2185

Taraflar arasındaki asıl davada yönetim kurulu kararının iptali, birleşen davada kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen…

Esas2014/1245Karar2014/2185Tarih21 Mart 2014Okuma6 dk · 1.135 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/1245 E., 2014/2185 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2014
Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
23/08/2011
Numarası
2010/1356-2011/537
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.135 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada yönetim kurulu kararının iptali, birleşen davada kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup, davalı kooperatifçe kendisine A blokta bulunan 1, 2 ve 3 numaralı dükkanların tahsis edildiğini, davalı kooperatifin 27.06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 11. maddesinde kooperatifte bulunan dükkanların ferdi mülkiyet tapularının alınması konusunda yönetim kuruluna belediyeler, tapu sicili, bankalar ve tüm resmi ve özel kişi ve kurumlar nezdinde kooperatif adına girişimde bulunmak üzere yetki verildiğini, yönetim kurulunca,

bu karar gerekçe gösterilerek 12.07.2010 ve 23.07.2010 tarihinde alınan yönetim kurulu kararları ile komisyon oluşturularak dükkanlarla daireler arasındaki değer farkının belirlenip, müvekkilinden 80.000,00 TL ek aidat alınmasına karar verildiğini, verilen kararların eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, 12.07.2010 ve 23 07.2010 tarihli yönetim kurulu kararlarının iptali ile ek aidat borcunun olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, ek aidat bedelinin ödenmediği gerekçesiyle davalı kooperatif tarafından müvekkili hakkında verilen 10.11.2010 tarih ve 29 sayılı yönetim kurulu ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, dükkanlar ile dairelerin alım satım bedeli ve kira getirisinin aynı olmadığını, dükkan sahipleri ile aynı aidat bedelini ödeyen daire sahibi üyelerin karşı çıkması ve bu durumun üyeler arasında haksızlık yaratmasından dolayı denkleştirme yapılması için genel kurulda verilen yetki doğrultusunda yönetim kurulunca karar alındığını, alınan karar doğrultusunda davacının belirlenen bedelleri ödememesi üzerine de haklı olarak üyelikten ihraç edildiğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya yönelik yeni ödemeler ihdas edilmesine ilişkin dava konusu yönetim kurulu kararlarının, 27.06.2010 tarihli genel kurulun 11. maddesine istinaden alındığı savunulmuş ise de, söz konusu genel kurul kararının 11. maddesinde yönetim kuruluna yeni ödemelerin ihdası hususunda herhangi bir yetki verilmediği, sadece A, E ve F Blok altındaki dükkanların ferdi mülkiyet tapularının alınması konularında yönetim kuruluna resmi ve özel kişi ve kurumlar nezdinde kooperatif adına girişimlerde bulunmak üzere yetki verildiği,

ayrıca kararlardaki değer tespitlerinin ancak şerefiye bedellerinin tespiti şeklinde yapılmasının gerektiği, şerefiye tespitinin ise anasözleşmede belirlenen prosedüre göre tüm bağımsız bölümleri kapsaması ve ortaklara tebliği ile yapılan itirazların anasözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi sonucu kesinleşmesinin mümkün olduğu,

şerefiye raporu tanzim edilip kesinleştikten sonra yeniden şerefiye raporu tanzim edilemeyeceği gibi, bazı bölümler için de ayrı bir şerefiye raporunun düzenlenmesinin hak ve eşitlik ilkesine aykırı olacağı, davalı kooperatifin 09.02.2002 tarih ve 45 sayılı yönetim kurulu kararına istinaden şerefiye raporlarının tanzim edilerek ortaklara gönderildiği ve 2002 yılında bu işlemin tamamlandığı, böylelikle şerefiye raporu sonucu doğuran ve ödeme yükümü getiren yönetim kurulu kararların hukuka aykırı olduğu,

bu kararlar uyarınca belirlenen ödemenin yerine getirilmemesi dolayısıyla verilen ihraç kararının da iptali gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile 12.07.2010 tarih ve 4 sayılı , 23.07.2010 ve 6 sayılı ve 10.11.2010 tarih ve 29 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; Birleşen dava, 10.11.2009 tarihli ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve Yapı Kooperatifleri Tip Anasözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği,

bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Dosyada mevcut anasözleşmenin 14. maddesinin parasal yükümlülükler ile ilgili ihraç prosedürüne ilişkin 2. fıkrasında ihraç kararı verilmeden önce parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara 10 günlük ödeme süresi içeren ilk ihtarnamenin gönderilmesi gerektiği öngörülmüştür. Davalı kooperatif tarafından keşide edilen 19.08.2010 tarihli birinci ihtarnamede, 06.08.2010 tarihi itibariyle hesaplanan borcun ödemesi istenilmiştir.

Bu durumda, önce ilk ihtarnamenin şekli bakımından incelemesine başlanıp, ödemesi 30 gün geciktirilmemiş aidat ve faiz borcunun da yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, önce anılan bu şekli inceleme yapılmadan, ihtarnamelerde istenen miktarın hukuka aykırı olarak belirlendiğine ilişkin esasa yönelik incelemeye geçilmesi doğru olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2) Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Asıl dava, kooperatif yönetim kurulunun 12.07.2010 ve 23.07.2010 tarihli kararlarının iptali ile menfi tespit istemine ilişkindir.

Dosyada bulunan 31.01.1997 ve 09.02.2000 tarihli yönetim kurulu kararları ile taahhütname başlıklı belgeye düşülen şerhte, dava konusu olan dükkanların öncesinde bahçe katı dairesi niteliğinde olduğunun yazılı olduğu, 2002 yılında yapılan şerefiye tespitine ilişkin belgelerde de dükkanların bahçe katı dairesi olarak şerefiyelendirildiği anlaşılmış olup, yine davalı tarafça dava konusu dükkanların öncesinde daire olduğu, 2010 yılında yapılan proje tadilatıyla bu dairelerin dükkana dönüştürüldüğü savunulmuştur.

Mahkemece bu dükkanlara ilişkin ilk proje ile tadilat projeleri getirtilip savunma doğrultusunda, bu dükkanların öncesinde daire olup, şerefiye belirlenmesinden sonra dükkan haline dönüştürülmüş olduğunun anlaşılması halinde, yeniden şerefiye belirlenmesini gerektirir bir durumun oluştuğunun kabulü gerekir.

Bu durumda mahkemece anasözleşmenin 61. maddesindeki usule uygun şekilde, dava konusu 12.07.2010 tarih ve 4 sayılı yönetim kurulu kararı ile oluşan teknik komisyon raporunun davacıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise davacının bu rapora on beş günlük sürede itiraz edip etmediği araştırılıp süresinde itiraz etmemişse belirlenen bedele artık itiraz edemeyeceği ve bedelin davacı yönünden kesinleştiğinin kabulü;

şayet rapor davacıya tebliğ edilmemiş veya tebliğ edilip de süresinde itiraz etmiş ise, yine anasözleşmenin anılan maddesinde itiraz üzerine oluşturulacak yeni kurulun tekrar kıymet takdir edebileceği düzenlenmesine kıyasen, mahkemece komisyonun takdirinin yerinde olup olmadığı denetlenmek suretiyle taraflar arasındaki bedele ilişkin çekişmenin giderilmesi gerekir.

Bu halde mahkemece uzman bilirkişi kurulu refakatinde keşif ve inceleme yapılarak, davalının dükkanlarının cephesi, konumu ve tüm özellikleri dikkate alınarak, emsali dükkanlarla da kıyaslama yapılmak suretiyle, belirlenen ve 23.07.2010 tarihli yönetim kurulu kararında ödenmesine karar verilen ek şerefiye bedelinin uygun ve adil olup olmadığı hususlarında, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl davada davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde asıl davada davalı kooperatife iadesine, birleşen davada davalıdan alınması gereken onama harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/1245, K. 2014/2185, 21 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/1245
Karar No
2014/2185
Tarih
21 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/1245 K.2014/3523
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/1245 K.2014/6065
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/1246 K.2014/2104
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/1246 K.2014/2058
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/1246 K.2014/3315
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/1246 K.2014/2500

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.