İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/161 K.2014/3662

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2014/161Karar2014/3662Tarih12 Mayıs 2014Okuma6 dk · 1.289 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/161 E., 2014/3662 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mayıs 2014
Mahkemesi
Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
13/11/2012
Numarası
2007/295-2012/694
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.289 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkilerinden T.. K..'in davalı kooperatifin kurucu başkanı olduğunu, diğer davacı B..

K..'in başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu, görevlerini 20.12.2003 tarihine kadar sürdüklerini, 20.09.2004 tarihinde tekrar göreve geldiklerini ve 2006 yılının 7. ayına kadar görevde kaldıklarını, müvekkillerinin huzur haklarından sadece 23.500,00 TL tahsil ettiklerini, diğer huzur hakkı alacaklarını tahsil edemediklerini, huzur hakları dışında kooperatif için yaptıkları masrafları da tahsil edemediklerini, Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/140-120 D.İş sayılı dosyalarında alacaklarının tespiti için başvurduklarını ancak, bu raporda alacaklarından daha az tespit yapıldığını ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın, doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini 156.258,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, davacıların daha önce tespit yaptırdığını, ceplerinden yaptıkları masrafların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle bu yöndeki taleplerinin reddedildiğini, sadece inşaat maliyeti ile huzur hakkı yönünden tespite karar verildiğini, davacıların kooperatiften hiçbir alacağı bulunmadığını, tam tersine borçları bulunduğunu, davacılar adına kooperatifte toplam 4 adet üyelik hakkı bulunduğunu, bu üyeliklere karşılık ayrıca aidat girişi bulunmadığını, bu üyeliklerin bir kısmının da çok yakın bir zamanda üçüncü kişilere noter sözleşmesi ile devredildiğini,

davacıların kooperatifte kaynağı belli olmayan bir nedenle bir çok üyelik hakkına sahip olduklarını, kooperatifin daire satışı, bodrum satışı nedeniyle elde ettiği gelir, bilirkişi raporunda olmadığı için aidat toplamı ile harcamalar arasındaki farkın davacıların haricen yaptığı masraf olarak hesaplandığını, davacıların kooperatif üyesi olduğunu, üyeliklerden dolayı aidat borçları bulunduğunu savunarak, davanın reddi istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların 09.05.1998 ile 12.10.2003 tarihleri arasında ve 12.09.2004 ile 16.07.2006 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptıkları, dava dışı Ö. A. huzur hakkını T..

K..'e devrettiği, 19.05.1998 tarihli genel kurul gündeminin 7. maddesinde Bakanlık temsilcisinin aylık ücret ve oturum ücreti dışında hiçbir ödeme yapılamayacağı uyarısına rağmen genel kurulca yönetim kuruluna %15 huzur hakkı verilmesine oy birliğiyle karar verildiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 56/5. maddesinde yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiçbir ad altında başkaca ödeme yapılamayacağının düzenlendiği,

anasözleşmenin 49. maddesinde, "yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile murahhas üyelere bu sıfatla yapacakları hizmet için aylık ücret veya katılacakları her toplantı için bir huzur hakkı ve yapacakları görev seyahatleri için yolluk ödenir, ödemenin miktar ve şekli genel kurulca kararlaştırılır, yönetim

kurulu üyelerine genel kurulca kararlaştırılan yukarıdaki nevi ve miktarların dışında hiçbir ödeme yapılamaz" hükmünün düzenlendiği, buna göre 09.05.1998 tarihli genel kurulda bakanlık temsilcisinin uyarısına rağmen alınan yönetim kurulu üyelerine inşaat maliyetinin %15'i tutarında huzur Hakkı verilmesinin yasanın emredici nitelikteki hükmü ve Anasözleşme hükmüne aykırı olduğundan batıl olduğu, baştan itibaren hüküm ifade etmeyeceği, ayrıca 30.06.2002 tarihli genel kurulda huzur hakkı olarak her üyeden alınması kararlaştırılan 2.250,00 TL'nin ekonomik veriler, memur maaşları ve asgari ücretle kıyaslandığında çok fahiş olduğu,

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 56/5 ve anasözleşmenin 49. maddesinde öngörülen aylık ücret veya toplantı başına ücret niteliğinde bulunmadığından batıl olduğu, buna göre hakkaniyet açısından davacılara yönetim kurulu üyesi bulundukları dönemde en az asgari brüt ücret düzeyinde net ücret ödenmesi gerektiği, bu durumda görev yaptıkları süre dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 21.209,14 TL ödenmesi gerektiği, huzur haklarından davacıların toplam 23.500,00 TL'sini tahsil ettiklerini kabul ettiklerinden her birinin huzur hakkı alacağından 11.750,00 TL tahsil ettikleri,

buna göre her bir davacının 21.209,14 TL'den 11.750,00 TL düşüldüğünde 9.459,14 TL huzur hakkı alacaklarının olduğu, B.. K..'in 2.950,00 TL aidat borcu düşüldüğünde B.. K..'in huzur hakkı alacağının 6.509,14 TL, dava dışı yönetim kurulu eski üyesi Ö. A. huzur hakkı alacağını davacı T.. K..'e devrettiği, buna göre Ö. A. görev yaptığı 09.05.1998- 12.10.2003 dönemi için huzur hakkı alacağının 10.276,60 TL olduğu, bu alacağın eklenmesi ile birlikte T..

K..'in toplam huzur hakkı alacağının 19.735,74 TL olduğu, davacı T.. K..'in ayrıca kooperatife verdiği borçlardan dolayı 89.458,00 TL alacaklı olduğu buna göre, davacıların toplam alacağının 115.702,88 TL olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı T.. K..'in 19.735,74 TL huzur hakkı alacağı ile davalı kooperatiften 89.458,00 TL alacağı, davacı B..

K..'in 6.509,14 TL huzur hakkı alacağı olmak üzere davacıların toplam 115.702,88 TL alacağının dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davalı vekilinin, kooperatife borç olarak verildiği belirtilen para ile ilgili davacı T.. K.. yararına kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Davalı konut yapı kooperatifinin tip anasözleşmesinin “Amaç ve faaliyetler” kenar başlıklı 6/5 maddesinde kooperatifin ancak finans kuruluşlarından kredi alabileceği öngörülmüştür.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi göndermesiyle kooperatifler hakkında da uygulanması gereken dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın "Hükmi Şahısların Ehliyeti" başlıklı 137. maddesinde; " Ticaret şirketleri hükmi şahsiyeti haiz olup, şirket mukavelesinde yazılı işletme mevzuunun çevresi içinde kalmak şartıyla bütün hakları iktisap ve borçları iltizam edebilirler. Bu husustaki kanuni istisnalar mahfuzdur. " hükmü yer almakta olup, bu hükümle ticaret ortaklıklarının medeni haklardan yararlanma ehliyeti düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile ticaret ortaklıklarının yararlanma hakkı kanuni istisnalar saklı kalmak kaydıyla şirket mukavelesinde yazılı işletme mevzuunun çerçevesi ile sınırlandırılmış olup, "ultravires" olarak adlandırılan bu teoriye göre, ortaklığın iştigal konusu dışında kalan işlerin ortaklığı bağlamayacağı ilkesi benimsenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.1998 tarih ve 11-863 Esas, 895 Karar sayılı

ilamı ile Dairemizin 03.12.2012 tarih ve 5371 E., 7112 K; 09.07.2013 tarih ve 3726 E., 4799 K. sayılı ilamlarında kooperatifin böyle bir işlemle bağlı sayılabilmesinin bu işleme açıkça icazet vermesiyle mümkün olacağı belirtilmiştir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/1. maddesi hükmü karşısında temsile yetkili kişiler ancak kooperatif namına onun amacının gerektirdiği bütün hukuki işlemleri yapabileceklerinden, kooperatifçe açıkça icazet verildiği anlamına gelecek bir işlem bulunmadığı durumda, kooperatif yöneticilerinin yetkisiz olarak yaptıkları işlemler kooperatif yönünden bağlayıcı olmayacaktır. Bu durumda, öncelikle, özel kişilerden borç para alınmasına icazet verildiği anlamına gelecek bir işlem bulunup bulunmadığı belirlenmeli, kooperatif yöneticilerine kendileri dahil özel kişilerden borç alma konusunda yetki verilmemiş ancak buna rağmen borç alınmış ise uyuşmazlık ilke olarak vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde çözemlenmelidir.

Mahkemece hükme esas alınan rapor ve ek rapor eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır.Bilirkişilerce bazı yıllara ait bilançoların da dosyada bulunmadığı tespit edilmiştir.Bu durum karşısında mahkemece, kooperatif uygulamaları ve mali hesap uygulamalarında uzman hesap bilirkişisi aracılığıyla kooperatif defter, kayıt ve belgeleri öncelikle kooperatiften, temin edilemezse mahallinde keşif yapılması,

yine temin edilemezse ilgili Ticaret Sicil Memurluğu'ndan ya da anasözleşmenin 41. maddesi hükmü gereğince ilgili Bakanlık İl Müdürlüğü'nden, bilançolar, yönetim ve denetim kurulu raporları, gelir gider cetvelleri, genel kurul tutanakları istenerek, davacının borç para verdiğini ya da kooperatif adına ödeme yaptığını iddia ettiği tarih ve öncesindeki kooperatifin mali yapısı, aidat ve diğer kaynaklardan gelen ödeme gücü, üzerinde durularak, davacının borç para vermesini ya da kooperatif adına ödeme yapmasını gerektirir bir gereksinimi bulunup bulunmadığı, bu harcamanın ne şekilde muhasebeleştirildiği,

davacının ödeme iddiası ile kooperatifin gelir ile giderlerinin kasa hesap hareketleri gözetildiğinde uyum gösterip göstermediği, kooperatif anasözleşmesinin amaç ve faaliyet konusuna ilişkin hükmü incelenerek kooperatif ihtiyaçlarının karşılanması için ne şekilde finansman sağlandığı hususlarında denetime elverişli rapor alınması,

defter ve belgelerin kendi gözetim ve denetiminde tutulması gerektiği olgusu nazara alındığında, kooperatif kayıtlarındaki düzensizliğin borç verdiğini iddia eden yönetici lehine sonuç doğurmayacağının ilke olarak kabul edilmesi ve davacının yaptığını iddia ettiği ödemeleri kesin delillerle ispatlaması gerektiği hususları da dikkate alınarak, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/161, K. 2014/3662, 12 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/161
Karar No
2014/3662
Tarih
12 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/162 K.2014/11524
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/162 K.2014/12187
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/162 K.2014/7626
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/162 K.2014/19149
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/163 K.2014/8573
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/163 K.2014/19165

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.