KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/180 E., 2014/3559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/10/2013
- Numarası
- 2012/526-2013/469
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nama ifaya izin davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile diğer arsa malikleri ve davalı arasında 08.05.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre davalının yapı kullanma izin belgesi alınmış olarak 20 ay içinde inşaatı bitirmeyi taahhüt ettiğini, bu sürenin 08.01.2009 tarihinde sona ermesine rağmen inşaatın halen teslim edilmediğini, yapı kullanma izin belgesinin alınmadığını, binanın yapı denetim borcunun ödenmediğini ileri sürerek, yükleniciye isabet eden 2 numaralı bağımsız bölümün iskân için ayrıldığını ve halen müvekkili adına tapuda kayıtlı olduğunu, 2 numaralı bağımsız bölümün müvekkili tarafından satılarak, yüklenici namına gerekli işleri yaptırması hususunda izin ve yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, başka bir olaydan dolayı dolandırıldığını, davacıdan ek süre istemesine rağmen kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmeye göre yüklenicinin inşaatı yapı kullanma izin belgesi alınmış olarak 08.01.2009 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiği, ancak yüklenicinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği, inşaatın halen tamamlanmamış vaziyette bulunduğu, binanın yapımından kaynaklanan ödenmesi gereken borç toplamının 106,052,60 TL olduğu, bu bedelin yüklenici tarafından karşılanması gerektiği halde yüklenicinin aradan 4 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen halen eksik işleri tamamlamadığı, yapı kullanma izin belgesini almadığı,
bu nedenle davalıya verilmesi gereken 2 numaralı bağımsız bölümün satışı ile yüklenicinin sorumluluğundaki SGK prim borcu, yapı denetim borcu ve iskân ruhsatı alım masrafının, yüklenici namına karşılanması için nama ifaya yetki ve izin talebinde davacının haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2 no'lu bağımsız bölümün yüklenicinin sorumluluğundaki SGK prim borcu, yapı denetim borcu ve iskân ruhsatı alım masrafı için bilirkişi raporunda tespit edilen değerden az olmamak üzere satılarak nama ifaya yetki ve izin verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı tarafça dava değeri 100.000,00 TL olarak gösterilmiş ancak mahkemece başlangıçta maktu harç alınmış, eksik harç hükümle birlikte tamamlatıldığından taşınmazın Değeri olan 80.000,00 TL üzerinden davacı vekiline nispi vekalet ücreti ödenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/180, K. 2014/3559, 8 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama