KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/2495 E., 2014/7456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2014
- Mahkemesi
- İzmir(Kapatılan) 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19/12/2013
- Numarası
- 2013/181-2013/290
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının alacağının muvazaaya dayandığını, takip dayanağı senedin danışıklı biçimde düzenlendiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı borçluya verdiği borç karşılığında takip dayanağı senedi aldığını, alacağın gerçek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ile borçlu arasında bir akrabalık bağı bulunmadığı, karşılıklı kambiyo senetlerinin keşide tarihlerine bakıldığında davalının alacağının daha önce doğduğunun anlaşıldığı ve bu durumda muvazaadan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Sıra cetveline itirazı düzenleyen İcra ve İflâs Kanunu'nun 142. maddesine göre alacağın esas veya miktarına yönelik davalar genel mahkemelerde görülmelidir. Mahkemelerin görevine ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesine göre de mal ve şahıs varlığına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Sıra cetveline itiraz davaları Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde belirtilen işlerden olmadığı gibi taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki de bulunmadığından, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddi ile dosyanın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmek gerekirken, hatalı değerlendirme ile esasa girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/2495, K. 2014/7456, 21 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama