İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/2860 K.2014/6399

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2014/2860Karar2014/6399Tarih17 Ekim 2014Okuma6 dk · 1.266 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/2860 E., 2014/6399 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ekim 2014
Mahkemesi
İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
12/12/2013
Numarası
2013/301-2013/617
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.266 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin S.S. ......

Mert Konut Yapı Kooperatifi'nde bulunan dairesini 28.07.2006 tarihinde davalıya devrettiğini ve o güne kadar olan aidat borcunun tamamını 10.08.2009 tarihinde ödeyerek 11.08.2009 tarihinde üyelikten istifa ettiğini, 01.09.2009 tarihinde başlayan yeni döneme ilişkin aidat borçları ile 2010 yılı aidat borçlarının davalı tarafça ödenmemesi üzerine kooperatifin müvekkili hakkında başlatığı icra takipleri sonucunda, müvekkilinin davalı kooperatife toplamda 16.418,20 TL ödemek zorunda kaldığını, oysa ödenen bu meblağdan genel giderlere ilişkin olması nedeniyle daire sahibi davalının sorumlu olduğunu,

ödenen bedelin davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının işbu davada ileri sürdüğü hususların İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/267 E. ve 2012/268 E. sayılı davalarında tartışıldığı ve kabul görmediği, anılan dava dosyalarında; dava konusu alacağın imalatlarla ilgili borçların ve genel giderlerin finansmanında kullanılmak için genel kurullarda kararlaştırıldığı, üyeliği devralmayan ancak daireyi devralan davalı M..

T..'ın satış tarihinden sonra yapılan yenilik ve ilavelerle ilgili giderlerden sorumlu tutulabileceği, kooperatifin genel kurulda belirlenen geçmiş imalat borçları ve genel giderlerin finansmanı için F.. K..'dan talepte bulunmakta haklı olduğu gerekçeleriyle alacağın F..

K..'dan tahsiline dair karar verildiği, kararların Yargıtayca onanarak kesinleştiği ve davacının işbu davada ileri sürdüğü hususların temyiz itirazı olarak kabul görmediği, bu aşamalardan sonra, davacının iddialarının yeniden değerlendirilmesine ve anılan kesin hükümlere aykırı şekilde karar verilmesine imkân olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1) Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Dava, İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/267 E. ve 268 E. sayılı dosyalarına dayalı olarak ödenen meblağın davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Kooperatif Anasözleşmesi'nin 17/3. maddesinde ''Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve Yükümlülükleri yeni ortağa geçer,...'' hükmüne yer verilmiştir. Daire satımında üyelik kendiliğinden alıcıya satım ile birlikte geçmez. Satıcının üye olması ve üyeliğinin alıcı tarafından ayrıca devir alınması gerekmektedir. Üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam eder.

Diğer yandan, bir kooperatif ortağının istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olup, üyelerin ödemeleri arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu şekilde sağlanması gerekir.

Kural olarak ortak, üyesi olduğu davacı kooperatifin belirlediği inşaat finansmanı ve genel giderlere ilişkin aidat borçlarının, sonradan istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar doğan kısmından sorumludur.

Salt istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden önce ya da sonra kooperatifin aidat borcu nedeniyle ihtarname göndermesi ya da takip başlatması olgusu, istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden önce doğan bu sorumluluğu kaldırmaz. Nitekim, anılan Kanun'un 27/son cümlesinde, ortaklığın düşmesinin ortağın anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.

İstifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihten sonra doğan aidat borçlarından ortak sorumlu değil ise de, istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden sonra daireyi kooperatife geri vermeyip, kullanmaya devam etmiş ve genel hizmetlerden yararlanmakta ise, bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden de talep halinde sorumlu olacaktır.

Bu durumda, takibe konu alacaklar istifanın ulaşması ya da ihracın kesinleşmesi tarihinden önce doğmuş ise, inşaat finansman ve ayrıca genel giderlerden genel kurulda kararlaştırılan temerrüt faizi ile birlikte üye sıfatıyla sorumlu olduğu benimsenmeli, davalının istifasından ya da ihracın kesinleşmesinden sonraki döneme ait olması durumunda ise,

takipte istenen "aidat alacağı ve genel gider" kapsamında hangi kalemlerin yer aldığı tesbit edilerek kooperatif hizmetlerinden yararlanma söz konusu ise bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte olmak üzere BK'nın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre talepte bulunulabileceği ilke olarak kabul edilmelidir.

Her üye, üye olurken, üyeliğinin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar devam edeceğini bilmekte olup, aidat ödemelerini ihracın kesinleşmesine ya da noterden gönderdiği istifanın tebliğine kadar yapması ve kooperatifin hesabına aktarması tüm ortakların yararına olup, eşitlik ilkesinin de bir gereğidir.

Kooperatifin, davalının ihracının kesinleşmesinden önce doğmuş aidat borçları için takip başlatmasında ve itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunduğu gibi, borcun ödenmesi için ihtar göndermesinde de hukuki yararı mevcuttur.

Zira zamanında ödense idi kooperatifin kasasına girecek olan aidatın, çıkma payının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve anasözleşmenin 15/1. maddesi uyarınca istifanın ulaştığı yılın bilançosunun 2010 yılında toplanan genel kurulda onaylanması suretiyle kesinleşmesini izleyen bir ayın sonunda muaccel olduğu tarihe kadar, kasada beklemesinde ve nemalanmasında tüm ortakların yararı bulunduğu kuşkusuzdur.

Ortak ile kooperatif arasında istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle hesaplaşma yapılması gerektiği gibi, çıkma payının ödenmesi sırasında hesaplaşma tekrar gerçekleşecek olup, esasen ortağın çıkma payını talep edip etmeyeceğinin, bu talebin zamanaşımına uğrayıp uğramayacağının henüz belli olmadığı bir aşamada başlatılan takipte hukuki yarar vardır ve aidat borcunun çıkma payı olarak tekrar ortağa iade edileceğinden bahisle takipte hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılamaz.

Aynı Kanun'un 17/son maddesi varılan bu sonucu bertaraf eden bir düzenleme değildir. Üyenin de takip ya da ihtar üzerine menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır.

Dosya kapsamından davacının kooperatif ortaklığı dolayısıyla kendisine verilen daireyi davalı M.. T..'a 28.07.2006 tarihinde devrettiği, 11.08.2009 tarihinde de kooperatif ortaklığından istifa ettiği, davalının üyeliği devir almadığı anlaşılmış olup, İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen dosyalarında, davacı F.. K.. istifa etmesine rağmen dairesini kooperatife iade etmediğinden, istifa tarihine kadar tüm genel giderlerden ve inşaat finansmanına ilişkin borçlarından, istifa tarihinden sonra ise sadece genel gider ve alt yapı giderlerinden yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca sorumlu tutulmuş olup, işbu davanın tarafları ve hukuki nedeni farklıdır.

Bu itibarla, üyeliği devir almayan davalı M.. T..'ın tarafı olmadığı ve üye Fikret ile kooperatif arasında kooperatif hukuku ilkelerine göre uyuşmazlığın çözümlendiği anılan dosyaların, işbu davada davalı M.. T.. aleyhine kesin delil oluşturduğunun kabulü isabetli olmamıştır. Kooperatife karşı davacı F.. K.. sorumlu ise de, iç ilişkide daireyi satın alan davalı kullandığından satın alma tarihinden itibaren bu yararlanmasının karşılığı olan genel giderler ve alt yapı giderlerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan rücuen talep edebileceğinin kabulü gerekir.

Bu durumda mahkemece, davacı kooperatifin tüm kayıt, defter, belge ve dayanakları ile bilançosu, gelir-gider cetvelleri, yönetim ve denetim kurulu raporlarının ve genel kurul tutanaklarının öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde incelenmesi için keşif yapılması,

buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise bilançolar, yönetim ve denetim raporları, gelir-gider cetvelleri ile genel kurul tutanaklarının anasözleşmenin 40. maddesi uyarınca gönderildiği ilgili Ticaret Sicil Memurluğu'ndan ya da anasözleşmenin 41. maddesi gereğince gönderildiği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü'nden celp edilerek, kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak,

İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 267 E. ve 268 E. sayılı dosyalarında takip ve dava konusu edilen alacak kalemlerinden biri olan ve dairenin satın alındığı tarihten itibaren kullanımına bağlı yararlanmanın karşılığın olan genel giderlere ve bu kapsamdaki alt yapı giderlerine ilişkin tutar belirlenerek ve bu miktarın talep dönemi ve miktarı ile bağlı kalınarak, davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, davalıdan alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/2860, K. 2014/6399, 17 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/2860
Karar No
2014/6399
Tarih
17 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/2861 K.2014/17944
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/2861 K.2014/9822
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/2862 K.2014/18993
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/2862 K.2014/6135
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/2863 K.2014/17235
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/2864 K.2014/5751

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.