İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3510 K.2014/7239

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2014/3510Karar2014/7239Tarih13 Kasım 2014Okuma6 dk · 1.266 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/3510 E., 2014/7239 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Kasım 2014
Mahkemesi
Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
21/03/2013
Numarası
2008/262-2013/179
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.266 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirketin ortaklarının M. Y. A. ile U. G. olduğunu, müvekkili şirketin ortakları olan M. A. İ. Ş. ve F.D. aynı zamanda davalı şirketin gayriresmi ortakları olduğunu, bir süre birlikte gayriresmi olarak çalışan iki şirketin ortaklarının Kasım 2007 tarihinden itibaren ortaklığa son vermeye karar verdiklerini, bu sürede F... Ltd. Şti.'ni temsilen F.D.ile Ç... Catering San.Tic. Ltd. Şti.'ni temsilen M.Y.

A. kendi aralarında13.11.2007 tarihinde cezai şartlı bir sözleşme imzalandığını, anlaşma çercevesinde Ç... Catering Gıda San. Tic. Ltd. Şti. sahibi aynı zamanda şirket müdürü M.Y. A.B.. Alışveriş Merkezi'nde yemek işini F.. Gıda Tem. Inş. Güvenlik Yemek Üretim Hizm. Taah.Ltd.Şti.'ne bırakmayı, bırakmadığı taktirde 100.000,00 TL tazminatı cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, anlaşma imzalandığı günden itibaren B... Alışveriş Merkezi'ndeki yemek işlerinin halen Ç...

Catering tarafından yürütüldüğünü, cezai şart alacağının tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sözleşmenin muvaazalı olduğunu, müvekkiline ifanın yerine getirilmesi için herhangi bir ihtar gönderilmediğini, cezai şartın fahiş olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte davanın bu miktar üzerinden kabulünün müvekkilinin mahvına neden olacağından tenkisi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişinin, davalı şirketin kayıtlı sermayesinin 30.000,00 TL iken, taraflar arasındaki sözleşme tutarının 100.000,00 TL olduğu, bu haliyle borcun tahsilinin şirketin mahvına neden olacağı yönünde rapor sunduğu, mahkemece de öngörülen cezai şartın şirketin mahvına sebep olacak derecede yüksek olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 13.11.2007 tarihli belgede düzenlenen cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Ç... Catering Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına M.Y. A. imzalı, imzası inkâr edilemeyen "TUTANAKTIR" başlıklı belgede, B... Alışveriş Merkezinin yemek işinin, F... İnş. Gıda. Tmz. Güv. Yem Ürtm. Hiz. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan anlaşma çerçevesinde F. D. bırakıldığı, söz konusu olan bu yemek işinin F... İnş. Gıda Tmz. Güv. Yem Ürtm. Hiz. Taah. Tic. Ltd. Şti.'ne bırakılmadığı takdirde 100,000,00 TL tazminat ödeneceği kabul edilmiştir.

Tutanakta davacı şirketin imzası ve edimin yerine getirilme tarihi bulunmamakta ve tazminat ibaresi kullanılmakta ise de, dava ve cevap dilekçelerinde bu hükmün "cezai şart " olarak kabul edilmesi, mahkemece de cezai şart olarak kabulüne ilişkin hükmün gerekçe yönünden temyiz edilmemiş olduğu gözetildiğinde kararlaştırılan tutarın "cezai şart " olduğunun ve tutanağın cezai şart içeren bir sözleşme niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.

Mahkemece, bilirkişiye Vergi Dairesi'nde inceleme yapmak üzere yetki verilmiş, bilirkişi tarafından Vergi Dairesi'ndeki BA (Alışların bildirimi) ve BS (Satışların bildirimi) kayıtları incelenmiş ise de, davalı şirketin sadece sermaye miktarı gözetilerek sonuca ulaşılmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli inceleme ve araştırmaya dayalı olmadığı gibi, hüküm kurmaya da elverişli değildir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/son maddesi "Hâkim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir." hükmü uyarınca cezai şartın aşırı olup olmadığını saptayacak kişi hakimdir. Bu hüküm ile 161/1. maddesindeki sözleşmeye bağlılık ilkesine bir istisna getirilmiş ve hakime sözleşmeye müdahale yetkisi verilmiş olup, bu hüküm emredici niteliktedir. Borçlunun talebi olmasa da gerekli ise indirim zorunludur.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 24. maddesi uyarınca, tacir olan borçlu cezai şartın aşırı olduğunu ileri sürerek, tenkisini isteyemez. Hakimin bu takdir yetkisi sınırsız değildir. Hakim cezai şartın aşırı olup olmadığını belirlerken doktrinde ve uygulamada kabul edilen bazı esasları ölçü alması gerekir.

Bu ölçünün ne olacağı Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 11.11.1986 tarih ve 4726 E, 5410 K. sayılı kararında "Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmelidir. " şeklinde ifade edilmiştir.(İzzet Karataş, Eser (İnşaat Yapım) Sözleşmeleri 2. Baskı, Ankara 2009, s.382)

Bu durumda mahkemece, davalı şirketin mevcut kayıtları, mahkemece ulaşılabilecek tapu, trafik, banka, vergi daireleri, sanayi ve ticaret odaları, ticaret sicil kayıtları gibi hakkında bilgi alınabilecek belgeler, tarafların sunacakları bilgi ve belgeler, varlık kalemlerinin rayiç değerleri uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla değerlendirilerek,

davalı şirketin kapasitesi, maddi gücü, söz konusu cezanın tahsili halinde davalının eskiden olduğu gibi ticari hayatını sürdürüp sürdüremeyeceği, mümkün olmazsa bu durum onun iktisaden mahvına sebep olup olmayacağı hususunda rapor alınıp, bu durumun davalının ekonomik mahvına sebep olduğunun belirlenmesi durumunda, cezai şart hükmünün BK'nın 20. maddesi hükmü uyarınca tamamen batıl olduğu sonucuna varılmaması, mahvına sebep olacağı belirlenen miktar itibariyle batıl, geri kalan miktar itibariyle batıl olmadığının kabul edilmesi, diğer anlatımla kısmi butlan halinin belirlenmesi gerektiği gözetilerek,

uygun bir indirim yapılması hususunda hakimce takdir yetkisinin kullanılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI -

Davacı vekili, davalı Ç... Catering Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2007 yılı Haziran ayında kurulduğunu, davacı şirket ile yeni kurulan şirket arasında gayri resmi ortaklık bulunduğunu, 13.11.2007 tarihli anlaşma çerçevesinde davalı Ltd. Şti. müdür ve ortağı M. Y. A. B.... Alışveriş Merkezinin yemek işini davacı şirkete bırakmayı, bırakmadığı tadirde 100.000,00 YTL cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, taahhüdün yerine getirilemediğinden 100.000,00 YTL'nin tahsili için takibe geçildiğini, takibe haksız itiraz edilmekle itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar tacir olmakla TTK'nın 20/2. maddesine uygun ifanın talep edilmediğini, esasende talep ve davaya konu belgeyi imzalayan M. Y.

A. şirketin eski ortağı olduğunu, hisselerini 07.01.2008 tarihinde devrettiğini; belgenin varlığından takip açılması ile haberdar olduklarını, sözleşme denilen belgede davacı tarafın imzası olmadığını, belgede bir yandan yemek işinin bırakılacağı yazılıp, aynı anda 100.000,00 YTL tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığını, cezai şartın istenebilmesi için edimin yerine getirilme tarihinin belirlenmesi gerektiğini, yine sözleşmede taraflardan birinin diğerine taahhüt ettiği edimin yerine getirilmesi imkânsız olduğu takdirde sözleşmenin batıl olacağı, cezai şartın asıl sözleşmenin geçerliliğine bağlı kalınacağı,

taahhütte yer alan yemek ihalesinin devrine ilişkin hususta "ihaleyi veren şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde alt yüklenicilere ilişkin bilgiler ve sorumluluklar isimli maddede" Alt yüklenici çalıştırılamayacağı hükmü nedeni ile de imkânsız olduğunu, belgenin şirketin sorumluluk altına koyacak bir sözleşme olduğunun kabul edilmemesine rağmen cezai şart miktarının şirketin mahvına sebep olacağını bu sebeplerle davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu kapsamında, davalı şirketin ticari kayıtları temin edilemediğinden ticaret sicil gazetesi üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucu şirketin kayıtlı sermayesinin 30.000,00 TL olup, cezai şart miktarının şirketin mahvına sebep olacağı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 13.11.2007 tarihli belgede düzenlenen cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dava ve takibe konu belgenin karşılıklı imza içermediğinden BK'nın 14. maddesi gereğince sözleşme olarak kabulünün mümkün olmadığı cezai şart istemi ise ortada geçerli bir edim olduğu belirlenmediğinden geçersiz olup istenemiyeceği, taahhütte yerine getirilmesi şart kılınan hususun aynı gün devir ve tazminat içeren bir taahhüt niteliğinde olup, ifasının mümkün olmadığı,

yemek işinin devir yasağı bulunduğu yönündeki davalı iddiasının bir objektif değil subjektif bir imkânsızlıktır, beyanı ile davacı yanca da kabulü karşısında, davalı şirket yetkilisinin tahhüdünün imkansız olduğu anlaşılmakta olup, baştan bu yana imkansız olan taahhüdün mutlak butlanla batıl olacağı ve bu gerekçe ile davanın reddi gerekirken, cezai şart miktarının şirketin mahvına sebep olacağı yönündeki gerekçede isabet yok ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katınılmamıştır.13.11.2014

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/3510, K. 2014/7239, 13 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -k A R A R-
  4. -karşı Oy Yazısı -
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3510
Karar No
2014/7239
Tarih
13 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3511 K.2014/7126
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/3511 K.2014/19114
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/3512 K.2014/22548
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/3512 K.2014/6623
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/3512 K.2014/18579
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/3512 K.2014/27031

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.