KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/3852 E., 2014/4013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2013
- Numarası
- 2011/383-2013/294
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili iflastan önce tahakkuk eden prim borçlarına, iflastan sonra tahakkuk eden 401.377,13 TL gecikme zammı alacaklarının sıra cetvelinde üçüncü sıraya yazılmasına, iflastan sonra tahakkuk eden 661.951,45 TL prim alacağının da masa borcu olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili kayıt kabul isteminin süresinde olmadığını, müflisin izinsiz olarak iflastan sonra faaliyet göstermiş olmasının yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; iflastan sonra tahakkuk eden prim ve gecikme zammı tutarı olan 114.072,34 TL’nin masa borcu olarak kabulü ile masadan tahsiline, fazlaya ilişkin alacağa ilişkin talebin daha önce masaya kaydedilmesi nedeniyle ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1. Davacı yanın temyiz itirazı kurumun iflastan önce doğmuş bulunan alacağının masaya yazılmış olduğu konusunda, davalının kusuruyla bilgi edinemedikleri ve bu itibarla aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği noktasındadır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı yanın temyiz itirazı ise iflastan sonra oluşan prim alacaklarına yöneliktir. İflastan sonra oluşan alacaklar tasfiye giderleri ve masa borçları olarak ikiye ayrılır. SGK Başkanlığı'nın iflastan sonra tahakkuk eden alacağı sıra cetveline dahil edilmeden ödenecek alacaklardan olup, bunun doğumu ve tutarı hakkındaki dava ait olduğu yargılama yolu içinde çözümlenmelidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88 inci maddesinin 19 uncu fıkrasına göre bu tür davalar iş mahkemesinde görülür. Bu durumda mahkemece bu istem kalemi hakkında tefrik ve görevsizlik kararı verilmek gerekirken, hatalı değerlendirme ile esasa girilerek hüküm kurulması da doğru değildir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/3852, K. 2014/4013, 23 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama