KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/3969 E., 2015/2367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 25.01.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle aynı tarihte verdiği vekaletnameye dayalı olarak davalının taşınmazı üzerine geçirdiğini, taraflar arasında 22.03.2007 tarihli "Tahhütname" imzalandığını, davalının sözleşmeyi yerine getirmediğini, dava konusu yeri üzerine aldıktan sonra iki yıl hiçbir işlem yapmadığını, iki yıldan sonra yapmış olduğu işleri de itinalı ve düzenli olarak takip etmediğini, sözleşme süresi boyunca devamlı surette belediye imar durumunu sorduğunu ancak imar izni alamadığını, arsada tevhit şartının olmasının sözleşmenin ifasını imkânsızlaştırdığını,
davalının arsanın tevhitli olması ile alakalı yapmış olduğu başvuruların belediyece esas ve süre açısından reddedildiğini, idare mahkemesinde açılan davanın da süre aşımı yönünden reddedildiğini ileri sürerek, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Belediye imar uygulaması neticesinde komşu 6 numaralı parsel ile tevhit şartı getirildiğini, ilgili işlemin iptali için dava açıldığını, anlaşmaya aykırı hiçbir durum söz konusu olmadığını, hukuki işlemlerin taahhüde uygun olarak devam ettiğini, sözleşmenin ifasının imkânsız olmadığını, anlaşmaya ve taahhüde konu işlemlerin aynen ifa edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki imkânsızlık nedeniyle ifasının mümkün olmaması sebebiyle feshi gerektiği, bu sözleşme gereğince davalıya devredilen 5 nolu parselin tek başına ayrık nizam yapılanma şartı sağlamadığı, bitişiğindeki 6 nolu parsel ile tevhit edilerek oluşacak parselde ayrık nizam uygulaması yapılacağı şartının mevcut olduğu, bu itibarla, sözleşme konusu 5 nolu parsel ile ilgili imar izni tek başına mümkün olmadığından ve komşu parselleri tevhide zorlayıcı bir hüküm bulunmadığından bu halde sözleşmeyi ayakta tutmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, sözleşmenin feshine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, her ne kadar dava dilekçesinin talep kısmında açık biçimde geriye etkili fesih talebinde bulunmamış ise de, davada devredilen tapunun iptal ve tescili istendiğine göre, bu talebin içerisinde, geriye etkili fesih talebinin de bulunduğunun ve mahkemece
geriye etkili fesih olduğu yolunda bir açıklama yapılmaksızın aktin feshine karar verilmiş ise de, inşaata hiç başlanılmamış olduğundan feshin geriye etkili olduğunun kabulü gerekir.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/3969, K. 2015/2367, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama