KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/4033 E., 2015/277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili Av. ...'un gelmiş, başka gelen olmadığından duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilince 2009 yılında davalı acentenin müşterilerine konaklama hizmeti verildiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğu 54.256,24 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan takibin 40.763,29 TL'sına vaki itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki konaklama sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin yabancı müşterilerinin davalı şirkete ait otelde konakladıklarını, sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bir kısım borcun da ödenmediğini, davalı şirket hesaplarına göre borçlu olunan 13.492,93 TL'nin ödendiğini, bunun dışında alacağı bulunup bulunmadığının davacı yanca kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki konaklama sözleşmelerine göre davalının, davacıdan konaklama hizmeti aldığı, ancak davacının kusurlu hizmetleri nedeniyle davalı acentenin müşterilerine yapmak zorunda kaldığı ödemelerin mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıdan 15.940,30 TL' sına vaki itirazının iptali ile bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık % 27 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle alacağın % 40'ı oranında 6.376,12 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı yan, davalı acente ile süren cari hesap ilişkisi çerçevesinde davalının müşterilerinin kendisine ait otelde konaklamasına rağmen bakiye hizmet bedelinin ödenmediği ileri sürerek takip başlatmış, davalı ise, otelde konaklayan müşterilerin şikayeti nedeniyle ödenen reklamasyon bedelinin mahsup edilmesi üzerine bakiye takip bedeline itiraz etmiştir.
Mahkemece, davalı ve davacı defterleri üzerinde ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yapmak suretiyle bilirkişi raporları alarak karar verilmiş ise de, hükme esas alınan 2. bilirkişi kurulundan alınan ek rapor yetersiz olup, davacı itirazları gerektiği gibi değerlendirilmediği gibi, gerekçeli kararda davacı itirazları itirazları karşılanmamıştır.
Bilirkişi raporlarında, davalı defterlerinde, reklamasyon nedeniyle davalının yaptığını savunduğu ödemeye ilişkin kayıt bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı yan, ek rapor öncesi sunduğu tercüme belgelerle, ödememin ... hesabından düşülerek BigXtra tarafından ilgili müşterilere ödendiğini savunmuştur.
Anılan belgenin değerlendirildiği ek bilirkişi kurulu raporunda, belgelerin delil olarak kabulünün mahkemenin takdirinde olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış ise de, mahkemece ödeme belgelerinin delil olarak kabul edilme gerekçesi karar yerinde gösterilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, aralarında uluslararası turizm uygulamaları konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, taraf defter ve kayıtlarının birlikte değerlendirildiği ve davacının itirazlarını karşılar şekilde rapor alınarak,
davalı yanın mahsuba konu ödemeleri yapıp yapmadığının, davalı adına mahsup yoluyla yapıldığı belirtilen ödemelerin turizm uygulamaları açısından yerinde olup olmadığının gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı ve gerekçesiz şekilde yazılı şekilde sonuca varılması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma nedenine göre davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/4033, K. 2015/277, 19 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama