KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/4928 E., 2015/4721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında, genel temizlik hizmetleri için temizlik ihalesi sözleşmeleri imzalandığını, 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin (1) bendi gereği hazine desteği verilmesi gerektiği halde müvekkilinin bu düzenlemeden yararlandırılmayarak, hak edişlerinden fazladan %5 oranında prim kesintisi yapıldığını ileri sürerek, kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında 11 adet sözleşme bulunduğu, 147.677,50 TL kesinti yapıldığı, 5510 sayılı Yasa'nın 81. maddesine göre 01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile ilgili işveren hissesi sigorta priminin %5’i tutarının hazine tarafından karşılanmasına ilişkin düzenleme getirildiği, devletin sağladığı katkının ihale tebliğinin gerekçe gösterilerek hak edişlerden kesilmesinin yasa ile sağlanan katkının kesilmesi anlamına geldiği,
sözleşmelerin 7. maddesinde taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin ulaşım, sigorta, vergi harç gibi giderlerin tümünün sözleşme bedeline dahil olduğu belirtildiğine göre kesinti yapılmasının haksız olduğu, davacının davalıyı temerrüde düşüren başvurusu veya ihtarı olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, alacağın 20.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, 127.677,50 TL'lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 26.03.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilince HUMK'nın 433. maddesindeki 10 günlük yasal katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 08.04.2014 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğundan, davacı vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/4928, K. 2015/4721, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama