KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/4995 E., 2015/1045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davalı yüklenicinin, süresinde bağımsız bölümleri teslim etmediğini ileri sürerek, sözleşmede hüküm altına alınan cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arsa sahiplerinin anlaşma yaptığı yapı denetim firmasından kaynaklanan sebeplerle, inşaatın mühürlendiğini, bu nedenle gecikme olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davalı yüklenicinin, sözleşmenin 8. maddesi gereğince, elinde olmayan sebeplerle inşaat süresinin uzadığı, arsa sahiplerine yazılı olarak bildirmediği, ek süre talep etmediği ve inşaatı süresinde teslim etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar,davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Taraflar arasındaki sözleşmede, gecikme halinde ödenecek cezai şart yabancı para olarak belirlenmiş, mahkemece de, yabancı para (Euro) üzerinden hesap edilen miktarın yasal faizi ile tahsili hüküm altına alınmıştır. Ancak, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, yabancı para borcunun faizinde, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı düzenlendiğinden, mahkemece, buna aykırı olacak şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/VII. (HMK'nın 370/2) maddesi gereğince, mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/4995, K. 2015/1045, 20 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama