İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/5116 K.2014/4707

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar, davalı kooperatif ve dahili davalı M.. M.. vekillerince…

Esas2014/5116Karar2014/4707Tarih19 Haziran 2014Okuma6 dk · 1.187 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/5116 E., 2014/4707 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Haziran 2014
Mahkemesi
Kula Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
11/04/2013
Numarası
2010/223-2013/77
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.187 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar, davalı kooperatif ve dahili davalı M.. M.. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif üyesi olduklarını, 01.06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan karar ile üyeliklerine son verildiğini, kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde müvekkillerine tebliğ edilmek üzere notere tevdii edilmediğinden dava açma süresinin başlamadığını, üye olmayan kişilerin, toplantıda oy kullandıklarını, ihraç kararı içeriğinin doğru olmadığını, müvekkillerinin ürettikleri sütün kalitesini arttırdıklarını, kooperatif yönetimince müvekkillerinin sütlerinin alınmadığını ve kendilerine yem satışı yapmadıklarını ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptali ile müvekkillerinin üyeliklerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, davacıların, birlikte dava açmalarının usule uygun olmadığını, davaların ayrılması gerektiğini, davacıların kooperatife muhalif olduklarını, süt dökmemeye ve yem almamaya başladıklarını, kooperatif anasözleşmesine aykırı davranmaları nedeniyle kooperatif üyeliğinden ihraç edildiklerini, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Dahili davalı M.. M.. vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı ve benimsenen 04.02.2013 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; 01.06.2010 tarihli genel kurulda alınan bütün kararların hukuka aykırı olmadığı, 10. maddede davacıların ihracına karar verildiği, bu karardan sonra yönetim kurulu tarafından istifalarla ilgili alınan kararın herhangi bir hüküm ifade etmeyeceği, 10. gündem maddesinde alınan ihraç kararının tebliğ edilmediği ve bu haliyle kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 01.06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 10 numaralı gündem maddesinin iptali ile davacıların kooperatif ortaklıklarının devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir.

Karar, davalı kooperatif vekili ve dahili davalı İl Tarım Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davacılar vekilinin temyiz istemi yönünden;

Davacılar vekili Av. F.. E.., kararı süresi içerisinde temyiz etmiş ise de, Dairemizin geri çevirme kararından sonra, 30.04.2014 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat etmiş olup; dosyadaki vekaletnamelerinde temyiz isteminden feragate dair yetkisinin bulunduğu görüldüğünden, davacılar vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dairemiz geri çevirme kararı üzerine davalı kooperatif vekili tarafından 15.05.2014 tarihli dilekçe ile hükmün, sadece davacı M.. K.. yönünden temyiz edildiği açıklandığından, davalı kooperatif vekilinin davacı M.. K.. yönünden temyiz itirazlarına gelince;

Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

Genel kurul kararının iptali davasını 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca ancak kooperatifin ortağı açabilir. Dava koşulu olan üyelik sıfatının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Aksi halde davacının dava açmakta hukuki yararı kalmayacağından davanın bu sebeple reddi gerekir.

Öte yandan, Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesi "Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir." hükmünü içermektedir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur.

Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.

Davacılar vekilince dava dilekçesinde, iptali istenen genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte davacı M.. K..'un üyelikten istifa ettiği açıklanmış olup, dosya kapsamında 01.06.2010 tarihli istifa dilekçesi bulunmaktadır. Davalı kooperatifin anasözleşmesinin "ortağın çıkma isteğinin kabulü" başlıklı 18. maddesi, " ortakların çıkma isteği yönetim kuruluna yazılı olarak yapılır. Yönetim kurulu bu isteği reddedemez ve ilk toplantısında görüşür.

Ortağın ortaklıktan çıkması kooperatifin varlığını tehlikeye düşürebilecek nitelik taşıması halinde yönetim kurulu belirli bir tazminatın ödenmesini isteyebilir. Genel kurulun tasfiyeye karar verdiği tarihten 6 ay öncesine kadarki zaman içerisinde çıkma isteğinde bulunan ortakların bu isteği dinlenmez" hükmünü içermektedir.

Kooperatif anasözleşmesinde istifanın belirli sürelerde yapılabileceğine ilişkin kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamakta olup, kooperatifin tasfiyeye girdiği de iddia edilmemiştir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 12. maddesindeki, ortağın, istifasının genel kurullarda alınan karara dayanarak hesap yılı sonundan belli süre önce başvuru yapılması koşulu istifanın geçerliliğine etki etmeyip, ertesi yıl yapılmış gibi sonuç doğuracağı anlamına gelmekte olup, kooperatif ile ilişkisi kesilen ortağa yapılacak ödemelerin muaccel olduğu tarihin tespiti açısından çıkma payının tahsiline ilişkin davalarda sonuca etkilidir.

Yılın son ayı içerisinde ulaşan bir istifa bildirimi hüküm ve sonuçlarını, ertesi yıl doğurur. Bu itibarla, davacılar vekilinin istifanın zamanında yapılmadığı yolundaki iddiası doğru değildir.

Bu durumda mahkemece, genel kurul kararının iptali için üyelik koşulunun, HMK'nın 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 38. madde hükmünde aranan dava şartlarından olması nedeniyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca davacı M.. K.. tarafından açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

3- Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, somut olayda olduğu gibi, ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu hallerde, bir dava açıldıktan sonra davalı tarafı değiştirmek ya da mevcut davalı taraf yanına bir başka davalı taraf ilave etmek, ıslahla dahi mümkün değildir. Dava tarihinde ve dahili dava dahili dava dilekçe tarihinde yürürlükte olan usul yasamızda davanın nasıl açılacağı gösterilmiştir.

Dava açıldıktan sonra harcı yatırılmayan dilekçe ile kişilerin dahili dava edilmesi ve haklarında hüküm tesis edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle harcı yatırılmış bir dava dilekçesi bulunmadığı sürece usulüne uygun olarak açılmış bir davanın varlığından söz edilemez.

YHGK'nın 31.05.2013 tarih ve 2012/23-1853 E., 2013/803 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, davacı, dava dilekçesinde tarafların kimler olduğunu belirtir ve dava, dava dilekçesinde gösterilen taraflar arasında devam eder. Ancak davanın açılmasından sonra, dava dilekçesinde gösterilen taraflarda değişiklik yapılması ihtiyacı ortaya çıkabilir.

Bu değişiklik örneğin, taraflardan birinin dava sırasında ölmesinde veya dava yürürken dava konusunun devrinde olduğu gibi zorunlu (yasal) nedenlerle olabileceği gibi, davacının iradesine bağlı (iradi) değişiklik şeklinde de olabilir (Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2012, s.812). İradi taraf değişikliği halinde ise; bu durum davayı değiştirme anlamına geldiğinden, zorunlu taraf değişikliğinden farklı bir rejime tabidir.

Mülga 1086 sayılı HUMK iradi taraf değişikliği hakkında açık bir hüküm içermemekle birlikte, yerleşik Yargıtay uygulaması ile genel olarak, davada iradi taraf değişikliğine izin verilmemiştir. Bu durumun özellikle usul ekonomisi açısından eleştirilere tabi tutulmasını dikkate alan yasa koyucu, 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi ile belirli hallerde iradi taraf değişikliğine olanak veren bir düzenleme getirmiştir.

Anılan hükmün ikinci fıkrasında, bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu öngörülmüş olup, hakimin taraf değişikliği konusunda davalı tarafa rızası bulunup bulunmadığını açıkça sorması gerekmektedir. Üçüncü fıkrasında ise, “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir” düzenlemesi getirilmiştir.

Somut olayda, zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve aleyhine usulüne uygun olarak açılmış bir dava da olmadığı ve anılan 124. madde koşulları gerçekleşmediği halde, mahkemece, dahili dava edilen Manisa Tarım İl Müdürlüğü, taraf sıfatını kazanmadığından ve aleyhine de hüküm kurulmadığından, kararı temyiz hakkı bulunmamasına göre, dahili davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı M.. K.. yönünden davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/5116, K. 2014/4707, 19 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/5116
Karar No
2014/4707
Tarih
19 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/5116 K.2014/15768
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/5117 K.2014/8544
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/5117 K.2014/6923
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/5117 K.2014/12412
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/5117 K.2014/7397
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/5117 K.2014/4446

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.