KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/5809 E., 2014/8001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/02/2014
- Numarası
- 2013/190-2014/118
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, esnaf kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı alacağının tahsili amacıyla davalılar hakkında icra takibine başlandığını ancak davalının icra takibine itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı B. vekili, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı E., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın itirazın iptali davası olduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, kooperatif kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 67/1. maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmek suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” denilmektedir.
Davanın dayanağını oluşturan icra takip dosyasında davalıların takibe itiraz dilekçelerinin davacıya tebliğine dair bir delile rastlanmamıştır. Bu durumda, itiraz dilekçesi tebliğ olunmadıkça hak düşürücü sürenin başlayamayacağı gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/5809, K. 2014/8001, 10 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama