KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/6091 E., 2014/6691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/06/2011
- Numarası
- 2010/332-2011/229
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı A.. K..'un davasının reddine, diğer davalıların davasının kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar A.. S.. ve Çetin Kızılca vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, arsa sahibi davacılar ile davalı yükleniciler arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ancak yüklenicilerin edimlerini yerine getirmedikleri gibi diğer davalılara muvazaalı olarak hisse sattıklarını ileri sürerek; davalılar üzerine kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı A.. S.. vekili, davalının tapu kayıtlarına güvenerek yükleniciden daire satın aldığını; davalı Ç.. K.. vekili ise davalının 3. kişiden daire aldığını, tarafları tanımadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı yüklenicilerin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediği böylece onlardan hisse satın alan diğer davalıların hak talep edemeyecekleri gerekçesiyle, davalı yüklenici A.. K.. üzerinde hisse olmadığından bu davalıya karşı açılan davanın reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan A.. S.. ve Ç.. K.. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz nedenlerine göre temyiz eden davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) HMK'nun 297/2. (HUMK'nın md. 388/son) maddesi gereğince, mahkemeler, tereddüte yer vermeyecek şekilde açık, yani infazı kabil hüküm kurmak zorundadır ve bu husus, kamu düzenindendir. Eldeki davada, mahkemece kurulan hükümde davalılar adına olan hisselerin iptaline karar verilmiş ise de, iptal edilen hisselerin hangi davacıya ne kadar miktarda tescil edileceği belirlenmediği gibi, asli müdahil C.. K.. hakkında bir karar da verilmemiştir. O halde, mahkemece, infazında tereddüt oluşturmayacak şekilde, iptal edilen hisselerin davacılar ve müdahile ne miktarlarda tescil edildiğini gösteren bir hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeple mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/6091, K. 2014/6691, 24 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama