İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/6103 K.2015/1125

Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 03.03.2014 gün ve 2013/5647 Esas, 2014/1530 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, dosya incelendi,…

Esas2014/6103Karar2015/1125Tarih24 Şubat 2015Okuma6 dk · 1.145 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/6103 E., 2015/1125 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.145 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 03.03.2014 gün ve 2013/5647 Esas, 2014/1530 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.

- KARAR -

Davacılar, 1995 yılında üye oldukları davalı kooperatifin yüklenici olarak iki dairenin anahtar teslimi şeklinde 1997-1998 tarihlerinde teslim edileceği taahhüdünde bulunduğunu, fazladan ödeme yapmış olmalarına rağmen her iki dairenin de halen tamamlanmadığını, bir kısım eksik işleri 2000 yılında kendilerinin giderdiklerini, kooperatifin yüklenici olarak arsa sahibi diğer davalılarla 09.08.1995 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda fazladan imal edilen yerlerden 37, 45 ve 46 no'lu dükkanlar üzerinde kendilerinin de hakkı olduğunu,

ancak kooperatifin ve arsa sahiplerinin buraların tapularını halen vermediğini, halbuki arsa sahiplerinin 2000 yılından beri kendilerine düşen bağımsız bölümleri kullandıkları veya kiraladıklarını, kooperatifin de diğer üyelerine daireleri tamamlanmış vaziyette teslim ettiğini, ihtarlara rağmen teslim edilmeyen iki daire ve üç dükkandan yararlanamamaları nedeniyle kendilerine kira ödemesi yapılması gerektiğini, arsa sahiplerinin de üç dükkandan kazandıkları kira bedellerini kendilerine vermesi gerektiğini ileri sürerek,

teslim edilmeyen iki daire için 7 yıllık kira bedeli, üç dükkandan 07.09.2000 tarihinden beri tahsil edilen kira bedeli, fazladan yapılan ödemeler ve kendilerinin yaptığı eksik imalat harcamaları olmak üzere şimdilik toplam 40.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, davacıların yükümlülüklerini yerine getirmiş olmamaları nedeniyle üyelikten ihraç edildiklerini, bu nedenle bu davayı açamayacaklarını, taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Arsa sahibi davalılar vekili, müvekkilleriyle davacılar arasında bir sözleşme bulunmadığından müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların taleplerinden bir kısmına konu 37, 45 ve 46 sayılı bağımsız bölümler için açtıkları tapu iptal tescil davasının reddedilerek kesinleştiğini, davacıların üyesi olduğu diğer davalı yüklenici kooperatifin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı üstlendiği edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, eksik imalat bulunduğunu ve iskân ruhsatının halen alınmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davalı kooperatif açısından davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 40.000,00 TL eksik imalat alacağının davalı kooperatiften tahsiline, diğer davalılar açısından davanın reddine dair verilen karar, davacıların temyiz istemi üzerine Dairemizin 03.03.2014 tarih ve 2013/5647 E., 2014/1530 K. sayılı ilamıyla, HUMK'nın 17. (HMK'nın 14/2.) maddesi uyarınca tüzel kişi olan kooperatif ile ortakları arasındaki davaların kooperatifin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle davalı kooperatifin merkez adresinin, ... olduğu,

davanın, açıldığı tarihteki şartlara göre sonuçlandırılması gerektiği, davanın açıldığı tarihteki davalı merkezinin bulunduğu yerin ...

Mahkemesinin yetki sınırları dışında, ... sınırları dahilinde kaldığı, buna göre, davanın açıldığı tarihte mahkemenin yetkili olmadığı, merkez adresi itibariyle davaya bakma görevini haiz asliye ticaret mahkemelerinin yetkili olduğu dikkate alınarak yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı belirtilerek, diğer temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur.

Davacılar, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Dava, kooperatif üyesi olan davacıların dairelerinin geç ve eksik teslimi sebebiyle kira bedeli ile eksik imalat bedelinin üyesi oldukları davalı kooperatiften ve kooperatif ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapan diğer davalı arsa sahiplerinden tahsili istemine ilişkindir. Dairemiz ilamında davalı kooperatif yönünden dava tarihi itibariyle kooperatif merkezinin bulunduğu ...

Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu hususu isabetli olarak tespit edilmiş ise de, davacı ile doğrudan akdi ilişki içerisinde bulunmayan davalı arsa sahipleri ... ve ... yönünden herhangi bir ayrım yapılmamış ve gerek davalı kooperatif tarafından süresi içerisinde iş bölümü itirazında, gerekse diğer davalı arsa sahipleri... ve ... tarafından süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmadığı hususu gözardı edilerek, bütün davalılar yönünden davalı kooperatifin merkez adresi itibariyle davaya bakma görevini haiz Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu dikkate alınarak yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin 3 ve 4. fıkralarında yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. Madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda, davanın açıldığı 21.09.2004 tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 5/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Buna göre yukarıda açıklandığı üzere Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü niteliğinde olduğundan ve münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerden olmadığından, anılan 5/3 ve HUMK'nın 188. madde hükmü uyarınca taraflarca bu yönde ve süresinde bir itiraz olmadığı sürece bu husus re'sen dikkate alınamaz ve Asliye Hukuk Mahkemeleri miktar yönünden görevli ise davaya bakmalıdır. Davalı kooperatifçe de, süresi içerisinde iş bölümü itirazında bulunulmadığından davalı kooperatif yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkisi kesinleşmiştir.

Ayrıca, HUMK'nın 17. (HMK'nın 14.) maddesindeki kesin yetki kuralının hükmi şahsiyet olan kooperatif ile ortakları arasındaki davalarda uygulama yeri olup, aralarında davacı ile ortaklık ilişkisi, davalı kooperatif ile de zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davalı arsa sahipleri... ve ... yönünden uygulanma olanağı yoktur. Somut olayda, davalı arsa sahipleri... ve ... tarafından süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmadığından, davalı arsa sahipleri... ve ... Sürmen yönünden ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkisi kesinleşmiş olup, mahkemece bu davalılar yönünden işin esasının incelenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu nedenle, mahkemece davalı kooperatif yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi ve ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin kesin yetkili olduğu belirtilerek mahkemenin kesin yetkisine ilişkin ilişkin dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesine göre, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür.

Yine Anayasa’nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de tüm mahkeme kararının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK'nın 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir.

Diğer bir anlatımla Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Açıklanmaya çalışıldığı üzere, mahkemece, tarafların tüm delilleri açıkça değerlendirilerek, davalı arsa sahipleri... ve ... hakkında varılan sonuçlara hangi gerekçelerle varıldığının karara yansıtılması gerekirken, adı geçen davalılar yönünden denetime elverişli gerekçe oluşturulmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu durumda, Dairemizce, hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle bozulması gerekirken, yazılı şekilde bozulması doğru olmadığından, davacıların karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, hükmün değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacıların diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 03.03.2014 tarih ve 2013/5647 E., 2014/1530 K. sayılı bozma ilamı kaldırılarak hükmün yukarıda anılan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde iadesine, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/6103, K. 2015/1125, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/6103
Karar No
2015/1125
Tarih
24 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/6103 K.2015/1530
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/6103 K.2015/1556
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/6104 K.2015/34803
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/6104 K.2015/10793
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/6104 K.2015/4877
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/6104 K.2015/2867

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.