KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/7801 E., 2015/8481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalının inşaatı sözleşmeye uygun yapmadığını ve süresinde teslim etmediğini ileri sürerek, ayıplı işler bedeli, sözleşme gereğince inşaatı teslimi gereken tarihe kadar olan kira bedeli ile süresinde teslim etmemesinden kaynaklanan gecikme tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, inşatta halen ayıplı işler bulunduğu, davalının sözleşme gereğince ödemesi gereken kira bedelini ödemediği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı yüklenici vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı arsa sahibi vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Taraflar arasındaki sözleşmede, davacıya iki adet daire isabet ettiği ve inşaatın yapı kullanma izin belgesi alınarak teslim edileceği, inşaat süresi boyunca da, arsa sahibine bir daire için yüklenici tarafından kira bedeli ödeneceği düzenlenmiştir.
Ne var ki, arsa sahibi, yüklenicinin Mart 2012 tarihinden itibaren belirtilen bu kira bedelini ödemediğini ileri sürerek; birleşen davada, 13.03.2012 ila inşaatın teslimi gereken 20.01.2013 tarihleri arası dönem için kira bedelinin tahsili talebinde bulunmuştur. Davalı ise, birleşen davanın konusu döneme ilişkin kira bedelini ödemekle yükümlü olduğunu kabul etmekle beraber, esasen inşaatı Mart 2012 tarihinde davacı arsa sahibine teslim ettiğini savunmuştur.
Yargılama sırasında yapılan keşifte de belirlendiği gibi inşaatta önemli ayıplı işler bulunduğunun anlaşılması, sözleşmede teslimin yapı kullanma izin belgesi alınması şartına bağlanması ve bu ruhsatın da karar tarihinden sonra 21.01.2015 tarihinde alınmış olması nazara alındığında ve bu dönem boyunca davacıya ait bağımsız bölümlerin boş olduğunun tespiti karşısında davalı yüklenicinin inşaatı davacıya teslim ettiği savunmasını ıspat edemediğinin kabulü gerekir.
Birleşen davada, sözleşmeye göre davacıya ait olacak bağımsız bölümler için gecikme tazminatı niteliğinde rayiç kira bedeli kaybı talep edildiği gibi, az yukarıda işaret edildiği üzere sözleşme süresi boyunca ayrıca davacıya bir daire için kira bedeli ödeneceği hükmüne bağlı olarak bu sebeple de talepte bulunulmuştur. İki hususun farklı sebeplere dayandığı ve farklı hukuki nitelik taşıdığı açıktır.
Gerçekten de, arsa sahibinin bağımsız bölümlerinin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle o bölümler için uğradığı gelir kaybı başka, inşaat süresince kendisine ödenecek kira bedeli başka niteliktedir.
Hal böyle iken, birleşen davada, sözleşme dönemi boyunca bir daire için kira bedeli talep edilmesine rağmen, sözleşmedeki bu hükme hatalı yorumla gecikme tazminatı anlamı veren bilirkişi raporuna itibar edilerek diğer bir daire için teslimi gereken tarihten itibaren istenen gecikme tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/7801, K. 2015/8481, 25 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama