İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/8947 K.2015/4559

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2014/8947Karar2015/4559Tarih15 Haziran 2015Okuma5 dk · 912 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/8947 E., 2015/4559 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

912 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, ...2. İcra Müdürlüğü tarafından 22.11.2013 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer alan 2013/2924 Esas sayılı dosyadaki alacağın muvazaalı olduğunu ileri sürerek, 1. sıradaki davalı alacaklıya ayrılan payın 2. sırada yer alan müvekkili bankanın dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, borçlu...'ın 10.10.2012 tanzim ve 28.02.2013 vade tarihli bonoyu borcuna karşılık ederek davalı müvekkiline teslim ettiğini, senedin vadesi gelmesine rağmen ödemeye ilişkin çaba göstermediğinden icra takibine başladığını, davalı müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, aralarındaki borç ilişkisinin hayvan alım-satımından kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; alacağın miktarı itibariyle davacı tarafın da açıkça muvafakatı bulunmadığından tanık delili ile yemin deliline başvurulmasının kabul edilemeyeceği, ispat yükü üzerine düşen davalı alacaklının takibe dayanak bononun ihdas nedenini, alacağın varlığını ve miktarını takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlayamadığı, bu sebeplerle davalının takibe dayanak olarak gösterdiği bononun muvazaalı olarak düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının alacağının davalı alacaklıya ayrılan paydan ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır.

Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması, diğer anlatımla kural olarak muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Daha önce doğan alacak, daha sonra doğan alacak için muvazaa oluşturamaz.

Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nın 20. maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır.

Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun ve birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir.

Senetler ve çekler ancak tarafları ve onların cüz'i ve külli halefleri yönünden delil niteliğinde olup, temel ilişkinin ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edilemez. Öte yandan, alacağın miktarına göre diğer tarafın açık muvafakatı bulunmadığı sürece tanık dinlenemez ve tanık beyanına dayalı olarak hüküm kurulamaz.

Davalı alacaklının savunma ve delilleri çerçevesinde alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, davalı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin ve davalının alacağının doğum tarihi değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Somut olayda, davacı bankanın alacaklı olduğu ...2.

İcra Müdürlüğü'nün 2013/5121 Esas sayılı dosyası kapsamından, bankanın 14.07.2013 tarihinde hesap kat ihtarnamesini düzenlediği, ancak borçlu ile davacının kararlaştırdığı ve kesin vade niteliğinde olan 15.04.2013 taksit tarihinden itibaren 3 adet taksidi ödemediği belirtilen tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarının tahsili için 17.07.2013 tarihli ihtiyati haciz kararına dayalı olarak aynı tarihte ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 22.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaca 27.07.2013 tarihinde haciz istendiği, davalının alacaklı olduğu ...2.

İcra Müdürlüğü'nün 2013/2924 Esas sayılı dosyasında ise, 17.04.2013 tarihinde 10.10.2012 keşide, 28.02.2013 vade tarihli bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 22.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 02.07.2013 tarihinde haciz istediği anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, davacının tüketici kredisi alacağına ilişkin taksitlerinin ödenmemeye başlandığı 15.04.2013 taksit tarihinden 2 gün sonra 17.04.2013 tarihinde davalı tarafça başlatılan icra takibine konu bononun her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, bononun en geç düzenlenebileceğinin kabulü gereken tarih olan takip tarihinin, davacının alacağına ilişkin taksit tarihinden sonra olduğu, bu durumda, davacı alacağının daha önce doğduğunun kabulü gerektiği, buna göre de, sonra doğan davalı alacağının daha önceki taksit tarihinde doğan davacı alacağı bakımından muvazaa yaratacağının kabulü doğru olmuştur.

Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında, davanın kabulü halinde, kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca (sıranın değiştirilmesine ya da iptaline ya da sıra cetvelinin iptaline değil), davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir.

Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulmalıdır. Mahkemece davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olup, davacı yan kararı temyiz etmemiştir.

Mahkemece hüküm fıkrasının 1. bendinde eda hükmü kurulmuş ise de, eda hükmü anılan madde hükmünü tam olarak karşılamamakta ve infazda tereddüt uyandıracak nitelikte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın "HÜKÜM" bölümünün 1. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "1-Davanın kabulü ile sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın hüküm fıkrasının 4. bendinde hükmedilen vekalet ücreti de dahil olmak üzere davacının alacaklı olduğu dosyaya tahsisine, artan kısmın davalıya verilmesine" ibaresinin yazılması sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/8947, K. 2015/4559, 15 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/8947
Karar No
2015/4559
Tarih
15 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/8947 K.2015/22971
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/8947 K.2015/8852
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/8948 K.2015/22968
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/8948 K.2015/8528
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/8949 K.2015/22973
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/8950 K.2015/22992

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.