İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/919 K.2014/3526

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi…

Esas2014/919Karar2014/3526Tarih7 Mayıs 2014Okuma4 dk · 853 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/919 E., 2014/3526 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2014
Mahkemesi
Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
11/04/2013
Numarası
2012/97-2013/160
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

853 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. B. Y. gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, asıl ve birleşen davada davacı ile davalılardan kooperatif arasında 13.10.1993 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye dayalı olarak Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davalı kooperatif hakkında açılan tazminat davasının yargılaması sırasında 13.02.2006 tarihli sulh sözleşmesi yapıldığını ve bu sebeple 2008/814 esas sayılı davanın hükme bağlandığını ve bu sulh sözleşmesi gereğince kooperatife ait D blokta bulunan 9. kattaki 17 nolu meskenin davacıya verilmesinin kabul edildiğini,

ancak davalılarla davacı arasında yapılan “Ek Sulh Sözleşmesi” başlıklı ve 24.03.2008 günlü ayrı bir sözleşme yapıldığını, 13.02.2006 tarihli sulh sözleşmesi gereğince davacıya verilmesi kabul edilen D bloktaki 17 nolu dairenin yerine, E blokta bulunan 9. kattaki 18 nolu dairenin verileceğinin kabul edildiğini, bu dairenin 17 nolu bağımsız bölüme göre daha değerli olduğu hususunda, davacının davalılarca ikna edildiğini, ancak 17 nolu dairenin satımı için davacıdan vekâletname alarak üçüncü kişiye satıldığı gibi,

daha önceden alınan 27.06.2007 tarihli vekâletnameye dayalı olarak da 18 nolu bağımsız bölümün de dava dışı üçüncü kişiye satılmış olduğunu, 01.05.2010 tarihinde siteye gidip baktığında 18 nolu dairede başkasının oturmakta olduğunu öğrendiğini; tüm bu işlemlerin davacının kandırılmasıyla ve hile yoluyla sağlandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasıyla 18 nolu dairenin bedeli olan toplam 80.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesini istemiştir.

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesince, 21.04.2008 tarihli ve “ibraname” başlıklı belge ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, 13.02.2006 tarihli “Düzenleme Şeklinde Ek sözleşme”, 24.03.2008 tarihli “Ek Sulh Sözleşmesi” ve sulh sözleşmesi gereğince verilen Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/814 E. ve 2008/98 K. sayılı hükmü ve bağlı dosyası kapsamı ve ayrıca 17 nolu daireyle, 18 nolu dairelerin temlikine ilişkin akit tabloları ve temliki sağlayan vekâletnameler;

taraflara olanak sağlanmasıyla sunulacak yasal delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle öncelikle davanın BK'nın 31. maddesinde öngörülen ve hak düşürücü nitelikte olan bir yıllık süre içinde açılmış olup, olmadığının saptanması; süresinde açılmışsa uyuşmazlığın esası incelenerek, uyuşmazlığın hükme bağlanması, aksi halde ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulan bozma ilamı üzerine davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, hile nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasında düzenlenen 13.10.1993 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimlerini ifada yüklenicinin temerrüde düşmesi üzerine arsa sahibince Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2000/814 esas sayılı dosyasında eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi ve gecikme tazminatının ödetilmesi amacıyla dava açılmış ancak yargılamanın devamı sürecinde yanlar arasında 13.02.2006 tarihinde yapılan Düzenleme Şeklinde Ek Sözleşme ile esas itibariyle arsa sahibine bırakılacak D blok 17 nolu bağımsız bölüm karşılığında arsa sahibinin davasından feragat etmesi kararlaştırılmış,

24.03.2008 tarihinde yapılan Ek Sulh Sözleşmesi ile de D blok 17 nolu bağımsız bölüm yerine arsa sahibine E blok 18 nolu dairenin verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu arada, arsa sahibince E Blok 18 no’lu dairenin satışı yönünde, 13.02.2006 günlü Ek Sözleşmenin düzenlenmesinden sonra 27.06.2007 günü yüklenici kooperatif başkanı H.. Y..’ye noterden vekaletname verildiği ve aynı gün dava dışı S.. K..’ya satıldığı anlaşılmıştır.

Hal böyleyken 24.03.2008 tarihli ek sulh sözleşmesinde arsa sahibince D blok 17 nolu daire yerine kendisine verilecek olan 18 nolu dairenin tapusu kendisinde olduğundan bahisle kooperatifin bu daireden dolayı hak talebinde bulunmayacağı kayıt altına alınmış, aynı ek sulh sözleşmesi altında hem kooperatif başkanı olarak hem de bizzat kendisi adına imzası bulunan H..

Y.. ise, aldığı vekalete istinaden bu bölümü 27.06.2007 tarihinde tapuda vekaleten sattığı halde arsa sahibinin bu beyanına karşı çıkmamış, böylece arsa sahibinin 22.03.2008 tarihi itibariyle satıştan haberinin olmadığını kabul etmiştir. O nedenle irade fesadı yönünden hak düşürücü sürenin başlangıcının tespiti yönünden bu tarihin esas alınması doğru olmamıştır.

Aksine tüm dosya kapsamı ve özellikle tanık beyanlarına göre hile hususunun öğrenilme tarihinin 2010 yılı Mayıs ayının ilk haftası olduğu ortadadır. Davalı taraf davacının bu tarihten önce hileye vakıf olduğuna dair herhangi bir kanıt sunamamıştır.

Bu durumda, 13.05.2020 asıl ve 05.04.2011 birleşen dava tarihleri itibariyle hak düşürücü sürenin geçmediği açıktır. O nedenle işin esasına girilerek her bir dava açısından ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl ve birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan V.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/919, K. 2014/3526, 7 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/919
Karar No
2014/3526
Tarih
7 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/920 K.2014/15540
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/920 K.2014/1100
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/920 K.2014/21075
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/920 K.2014/3853
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/920 K.2014/12517
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/920 K.2014/7881

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.