İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/9396 K.2015/2142

Taraflar arasındaki tahsis, mümkün olmazsa tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2014/9396Karar2015/2142Tarih31 Mart 2015Okuma6 dk · 1.230 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/9396 E., 2015/2142 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mart 2015
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.230 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tahsis, mümkün olmazsa tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, görevsiz ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ...

Yapı Kooperatifi'ne 16 no'lu ortak olarak yönetim tarafından belirlenen ödeme planına göre ortak olduğunu, yaptığı ödemeler sonrasında her ne ad adı altında olursa olsun ek ödeme talep etmeden inşaat bitiminde A Blok, 19 no'lu dairenin kendisine teslimi konusunda yönetim kurulunun kendisine taahhütte bulunduğunu, davalı kooperatifçe iki kez müvekkilinin ihracına karar verildiğini, kesinleşen mahkeme kararıyla ihraç kararlarının iptal edildiğini, 19 no'lu dairenin kötüniyetli ve muvazaalı olarak diğer davalıya devredildiğini ileri sürerek,

19 no'lu dairenin kendisine teslimi ve adına tesciline, bunun mümkün olmaması durumunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesi uyarınca, ortakların hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olmaları nedeniyle yönetim kurulunun bu ilkenin dışına çıkmak istemesi halinde, bu hususu genel kurul gündemine sunarak karar almak zorunda olduğunu, böyle bir genel kurul kararı bulunmadığını, davacının aidat yükümlüğünün devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazı 16.11.2001 tarihinde devralan ...'den 01.05.2002 tarihinde aldıklarını, davacının bu taşınmaz üzerinde bir hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı kooperatif vekilinin işbölümü itirazının kabulü ile dosyanın gönderildiği mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42/6. maddesi uyarınca kooperatife ait bir taşınmazın satışı için kooperatif genel kurulunun karar alması gerektiği, böyle bir kararın varlığının üçüncü kişi ile yapılacak satış sözleşmesinin geçerlilik koşulunu oluşturduğu, genel kurul kararı olmaksızın davacı adına tahsisi yapılan dairenin, kooperatif ortağı olmayan davalı ...'a yapılan devrinin geçersiz olacağı, davalı kooperatif yönetim kurulunca düzenlenen taahhütname gereğince davacıya tahsis edilen A1 Blok 19 no'lu bağımsız bölümün davacıya tahsisi gerektiği belirtilerek,

davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydını iptaline, davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava, tapu iptali tescil, mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir. TMK'nın 1022. maddesinde; "Ayni haklar kütüğe tescil ile doğar" denildikten sonra aynı Yasa'nın 705. maddesinde de tescilden önce mülkiyetin kazanılabileceği haller "Miras, Mahkeme Kararı, Cebri icra, İşgal, Kamulaştırma halleri ile Kanunda öngörülen diğer haller" olarak belirtilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanun'unda, kooperatif üyelerine mülkiyetin, .../...

kur'a çekimi ile geçeceğine dair bir düzenleme olmadığı gibi, olayda...'nın 705. maddesinde öngörülen diğer istisnai haller (tescilsiz iktisap) de bulunmadığından, konut yapı kooperatiflerinde kur'a çekimi ile mülkiyetin kooperatif üyesine tescilsiz geçeceğinin kabulü mümkün değildir.

Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır.

Taşınmaz tapusunun ortak üzerine geçirilmesine kadar da taşınmaz kooperatif mülkiyetinde olacağından ve bu tescil yolsuz tescil olmadığından, üye olmayan 3. kişilerin koooperatifin maliki olduğu taşınmazı, genel kurulun 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42/6 ve anasözleşmenin 23/9. madde hükmüne uygun satış kararı vermesi üzerine satın alması mümkün ve geçerlidir.

Somut olayda, dava konusu bağımsız bölümün 29.12.1999 tarihinde kat irtifakının kurulduğu, 09.12.2005 tarihinde "tahsis" edinme sebebiyle davalı ... adına tapuda tescil edildiği, davacının üyeliğinin davacı lehine sonuçlanan kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre davalıdan daha önce başladığı anlaşılmıştır.

Mahkemece davalı ...'ın kooperatif ortağı olmadığı kabul edilmiş ise de, gerek tapunun akitli işlem ile değil, "tahsis" edinme sebebi ile davalı ... adına tescili, gerekse davalı kooperatifin diğer davalı ...'ın ortak olduğunu kabul etmiş olması karşısında mahkemenin bu yöndeki tespitinde isabet bulunmamaktadır.

...'nın 1023. maddesi "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur." hükmünü içermektedir. Davalı ... adına tapuda yapılan tescilin akitsiz işlemlere mahsus tescil istemi belgesine dayalı yapılmış olduğu ve davacıya yapılan tahsisin, davalı ...'a göre önceye dayalı olduğu ve buna göre davacının üstün hak sahibi olduğu, anılan davalının mülkiyet sahibi kooperatiften üye sıfatıyla olmaksızın, satın alma yoluyla mülkiyet sahibi olması halinde ancak iyiniyetinin korunabileceği gözetildiğinde,...'nın 1023. maddesinden anılan davalının yararlanması mümkün değildir.

Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...'ın tüm, davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun Yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi gerekmektedir.

Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder.

Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.

Kural olarak, kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davaya konu edilen taşınmaza yönelik olarak davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunu, hiçbir ediminin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Ayrıca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğundan, davacı ile aynı durumda olan birçok ortağa borca rağmen tapularının verilip verilmediğinin belirlenmesi gerekir.

Davacının peşin bedelli ortak olduğu davacının dava dilekçesinde dayandığı kesinleşmiş mahkeme kararlarının gerekçesi ile anlaşılmış ise de, peşin bedelli ortağın kooperatif amacına ulaşıncaya kadar genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumluluğu devam eder. Dosya kapsamından davacı ortağın genel yönetim ve altyapı gideri ödediğini iddia ve ispat edemediği ve dava tarihi itibariyle kooperatife borçlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, kooperatif defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle davalı kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise anasözleşmenin 40. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Memurluğu'ndan, mümkün olmazsa kooperatif anasözleşmesinin 41. maddesi uyarınca ...'nden, kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri,

kur'a ve tahsis belgeleri celbedilip kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak davalı kooperatifin genel gider borçları bulunmasına rağmen diğer ortaklara tapularını devredip devretmediği hususunda rapor alınıp, genel gider borçları bulunmasına rağmen diğer ortaklara tapularının verilmiş olduğunun tespiti halinde şimdiki gibi davacı adına tapu iptal ve tesciline, diğer ortaklara tapularının borçları bulunması sebebiyle verilmemiş olduğunun belirlenmesi durumunda ise, davacının dava tarihi itibariyle tapu iptal ve tescil isteyemeyeceği gerekçesiyle,

dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının davalı kooperatif adına tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm, davalı kooperatif vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı kooperatife iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/9396, K. 2015/2142, 31 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/9396
Karar No
2015/2142
Tarih
31 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9396 K.2015/2427
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/9396 K.2015/9408
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/9397 K.2015/13970
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/9399 K.2015/9407
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/9399 K.2015/5379
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/9400 K.2015/12526

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.