KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/9659 E., 2016/1102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalılar ile müvekkilleri arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalıların sözleşmede ve eki planda olmamasına rağmen müvelliklerinden habersiz zemin katlardaki daireleri dükkan olarak yaptığını ileri sürerek inşaatın projeye uygun hale getirilmesi, olmazsa arsa sahiplerine verilen daireler ile dükkanların değiştirilmesi, bu da kabul görmezse projeye aykırılık nedeni ile uğranılan zarara karşılık 10.000 TL'nin tahsilini talep ve dav etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; inşaatın sözleşmenin eki projeye uygun olarak yapıldığı, davacıların sözleşme yapılırken zemin katlara dükkan yapılacağından haberdar oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Kooperatif vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Taraflar arasında imzalanan 23.06.2010 günlü düzenleme şeklindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesinde iki blokta toplam 24 daire yapılması kararlaştırılmış, sözleşme eki vaziyet planında da mahkemenin bildirdiğinin aksine sadece kat ve bağımsız bölüm adedi gösterilmiş, dava konusu zemit kattaki bağımsız bölümlerin niteliği konusunda aynı planda herhangi bir belirlemenin olmadığı anlaşılmıştır.
Sözleşmenin hiçbir yerinde inşaatta "dükkan" nitelikli bağımsız bölüm yapılacağına ilişkin bir belirleme yer almamıştır. Ne var ki, davalı yüklenici kooperatif tarafından daha sonra düzenlenen onaylı proje ve alınan yapı ruhsatında zemin katlarda 2'şer dükkan olmak üzere her blokta toplam 10 daire, 2 dükkan yapılacağı kayıt altına alınmıştır.
Bu itibarla dosyada mevcut düzenleme şeklinde- resmi nitelikli belgelere göre yüklenicinin sözleşmede açıkça "daire" niteliğinde yapılacağı kararlaştırılan bağımsız bölümleri dükkana çevirdiğinin kabulü gerekir.
Resmi nitelikteki bu belgelerin aksini arsa sahiplerinden sadece birisinin, sözleşmede aslında dükkanların yer alacağını fakat arsa sahiplerinin anlaşamaması nedeniyle sonradan mevcut şekilde sözleşmenin düzenlendiğini ifade etmesinin bir hukuki değeri olmadığı gibi, esasen taraflar arasındaki hukuki ihtilafın niteliği itibari ile bir değeri de bulunmmaktadır.
Zira, taraflar arasında, sözleşme öncesi görüşülüp sonra bir araya gelinerek mevcut düzenleme şeklindeki sözleşme yapılmış bulunmaktadır. Bu duruma göre, davacıların, sözleşmeye aykırı şekilde zemin kattaki bağımsız bölümlerin daire yerine dükkan yapılmasından dolayı oluşan zararı hesaplanarak bir hükme varılması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şkilede karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Son olarak dava dilekçesinde, husumet davalı kooperatife yöneltilip, kooperatif adına müdürü ... temsilci olarak gösterilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında bu şahsın ikinci bir davalı gibi gösterilmesi hatalı bulunmuşsa da, bu hususun maddi hataya dayalı olduğu değerlendirilerek mahallinde düzeltilebileceği nazara alınıp ayrıca bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/9659, K. 2016/1102, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama