KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/101 E., 2016/1365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- .... Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, dava dışı borçluya ait malların satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinde pay ayrılan davalıya ait ..... ve .... sayılı takiplerdeki alacakların muvazaalı olduğunu, yapılan tahsilat sebebiyle alacak miktarının daha az olmasına rağmen daha yüksek miktarlar için taip yapıldığını ileri sürülerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alacağın gerçek oldunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı borçlunun kerdi sözleşmesindeki müteselsil borçlu kefil sıfatı nedeniyle taşınmaz üzerine davalı banka tarafından ipotek tesis edildiği ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, bu nedenle davalı ile dava dışı borçlu arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, davalı bankanın dava dışı borçlu şirket ve onun müteselsil kefilleri muhataplarından ipoteğin paaya çevrilmesi suretiyle alacağına mahsuben tahsil ettiği paradan başka ihçbir surette tahsilat yapmadığı hususunun banka kayıtları ile de sabit oluduğu,
ipotekli taşınmazın paraya çevrildiği, .....tarihi itibariyle banka lehine tesis edilen 1. derecede.... TL tutarlı teminat ipoteği ile güvence altında bulunan davalı bankanın icra takiplerine konu edilen alacağın ipotek kapsamında ve ipotek üst sınırları dahilinde gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/101, K. 2016/1365, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama