KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/1652 E., 2015/1712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin alacağı nedeniyle dava dışı borçlu ...hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlunun, ...'den olan alacağına ihtiyati haciz konulduğunu ve sigorta şirketi tarafından icra dosyasına paranın gönderildiğini, davalı şirketin başlattığı takip kapsamında, işbu alacağa kesin haciz konduğunu, paranın paylaşılması için sıra cetveli düzenlendiğini ve garameten paylaştırıldığını, davalının icra takiplerini başlatmasından bir gün sonra borçlu şirket yetkilisinin bizzat icra dairesine müracaat ederek ödeme emrini tebliğ aldığını, tüm sürelerden feragat ettiğini,
haciz konulmasına muvafakat ettiğini, davalı ve borçlu arasında muvazaalı işlem yapıldığını, davalının alacağının hukuki bir belgeye dayanmadığını, alacağının gerçek bir alacak olmadığını, bonoların alacağın varlığını tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinde davalıya ayrılan paylardan öncelikle müvekkili şirket alacağının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacağının kambiyo senedine dayandığını, akaryakıt ticareti yapmakta olan müvekkilinin, dava dışı borçludan akaryakıt satışı sebebiyle alacaklı olduklarını, alacakların ödenmemesi üzerine takip yaptıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafça borçlular hakkında 25.09.2011 ve 28.10.2011 vade tarihli iki adet senede dayalı olarak 29.11.2011 tarihinde takip başlatıldığı, borçlunun üçüncü kişideki alacağına haciz konulduğu, davalı alacaklıya ait takip dosyalarında, 15.10.2011 vade tarihli, 300.000,00 TL tutarlı, 15.09.2011 vade tarihli, 300.000,00 TL tutarlı senetlere dayalı olarak 22.11.2011 tarihinde takip başlattığı, borçlunun, her iki dosyaya 23.11.2011 günü dilekçe sunarak, tebligatı aldığı,
lehine olan sürelerden feragat ettiği, borcu aynen kabul ettiği, 12.05.2012 günlü sıra cetvelinde davacının alacağının birinci sırada yer aldığı, kural olarak, alacaklının kendisinden sonraki sırada yer alan alacağa itirazda bulunamayacağı, fakat derece kararında dosyaya gelen paranın garameten paylaştırılması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu, alacağın varlığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça, veresiye fiş örneklerinin sunulduğu, davalı şirketin ticari defterlerini sunmayacaklarını bildirdiği,
davalının takip tarihlerinin davacının takibinden önce olmasına rağmen davacının senetlerin keşide tarihlerinin önce olduğu, davacının alacağının daha önce doğmuş olduğu, ayrıca senetlerin
herzaman düzenlenebilecek belgelerden olduğu, davalı şirketin dava dışı şirketten alacaklı olduğunu somut ve yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/1652, K. 2015/1712, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama