İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/1713 K.2015/8442

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2015/1713Karar2015/8442Tarih24 Aralık 2015Okuma4 dk · 791 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/1713 E., 2015/8442 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

791 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, taraflar arasındaki müvekkilince sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin 06.03.2008 düzenleme ve 17.05.2008 başlangıç tarihli protokolün müvekkilince .... Noterliği'nin 15.04.2009 tarihli ve 995 yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini, buna rağmen davalının .. .. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3410 Esas sayılı dosyası ile sözleşmenin bitiminden itibaren 2 yıllık revir kullanım bedeli istediğini müvekkilinin itirazı üzerine davalı tarafça açılan davada, ...

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/455 Esas sayılı dosyasında itirazın kaldırılması kararı verildiğini, fesih tarihine kadar edimlerin yerine getirildiğini, fesih nedeniyle sözleşmedeki bedelin istenemeyeceğini, fesih üzerine revir boşaltılmak istendiği sırada yapılan görüşme ile müvekkil şirketin bedel ödemeksizin hizmet vermeye devam etmesinin kararlaştırıldığını, bu sözlü anlaşmanın amacının davalının sunmak zorunda olduğu hizmeti müvekkilinin üstlenmesi olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 2 yıl davalı otelin revirinde hizmet verdiğini, bu süre içerisinde davalının revir kullanım bedeli talep etmediğini ileri sürerek,

icra dosyasında talep edilen alacak ile ilgili müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve % 40 kötüniyet taminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile aralarında 06.03.2008 tarihli protokolün bulunduğunu, yıllık 40.000,00 Euro + KDV'nin son iki dönemde ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin 94.400,00 Euro alacaklı olduğunu, fesih ihbarının sürenin bitimine bir ay kala bildirilmesi gerektiğini, 17.04.2009 tarihinde ihbar yapılması gerekirken 27.04.2009 tarihinde yapıldığını, fesih ihbarının usulüne uygun ve süresinde yapılmadığını, sözleşmenin aynı şartlarda uygulanmaya devam ettiğini, 24.05.2011 tarihine kadar sözleşme şartlarında revirin kullanıldığını, bedelsiz kullanımın kabul edildiği iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini ve % 40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatı istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının fesih ihtarına rağmen, fesih iradesinin uygulamaya konulmadığı, davacının reviri kullanmaya devam ettiği, iki yıllık süre için davalının sözleşmeye göre revir kullanım bedeli istemekte hakkı olduğu, bilirkişi raporunda sözleşmenin 17.04.2009 tarihinde sona ermesine karşın davacının keşide ettiği fesih ihbarının davalıya 27.04.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle sözleşmenin 3. maddesine aykırı olduğu,

sözleşmenin 17.04.2009 ila 17.04.2010 dönemi için aynı şartlarda devam edeceği, fesih ihbarının yeni dönem sonu olan 17.04.2010 döneminden bir ay önce tebliğ edilmiş olması nedeniyle sözleşmenin 17.04.2010 tarihi itibariyle sona erdiği, davacının sözleşme kapsamında 17.04.2009 ila 17.04.2010 dönemi için 40.000,00 Euro + KDV bedelinden sorumlu olduğunun belirtildiği, raporun miktar olarak sözleşmeye uygun olduğu, ancak fesih ihtarına rağmen kullanımın devamı konusunda anlaşma olduğu, davacının da kabul ettiği, bedelsiz kullanım iddiasının ise ispatlanmadığı, 17.04.2010 tarihinden sonrası için de sözleşmenin varlığını sürdürdüğü,

geçerli bir fesih bulunmadığından raporun bu yönden yerinde görülmediği, icra dosyasında talep edilen miktarın sözleşme kapsamına uygun olduğu, bu nedenle menfi tespit davasının yerinde olmadığı, davanın reddi gerektiğinden davacı yararına tazminat koşullarının gerçekleşmediği, davalı yönünden ise itiraz sonucu takibin durduğu, açılan itirazın kaldırılması davasının da reddedildiği,

bu durumda açılan bu davada icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesi için verilen tedbir kararı nedeniyle davalı yararına İİK'nın 72. maddesi gereğince tazminata hükmedilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın ve tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

Dava, 01.07.2012 tarihinden önce, 02.11.2011 tarihinde açılmış olup, davaya konu alacak tacir olan tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğundan, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nispi ticari dava niteliğindedir.

Buna göre dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü niteliğinde ve münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerden değil ise davalı tarafça bu yönde ve süresinde bir itiraz olmadığı sürece bu husus re'sen dikkate alınamaz ve asliye hukuk mahkemeleri HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca davaya bakmalıdır.

Somut olayda, dava tarihi itibariyle, 6762 sayılı TTK'nın 5/3. maddesinin yürürlükte olduğu dönemde açılan bu davada, davalı tarafça iş bölümü itirazında bulunulmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisi olduğu gözönünde bulundurulduğunda, mahkemenin davaya bakmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/1713, K. 2015/8442, 24 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/1713
Karar No
2015/8442
Tarih
24 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/1713 K.2015/6102
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/1713 K.2015/6067
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/1714 K.2015/6100
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/1715 K.2015/7978
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/1715 K.2015/16254
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/1715 K.2015/6103

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.