KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/2084 E., 2015/2039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken 06.08.2010 tarihinde üyelikten ayrıldığını, üyelikten ayrıldığı tarihe kadar ödemiş olduğu aidat toplamı olan 64.200,00 TL kendisine iadesini talep etmesine rağmen davalı kooperatifin ödeme yapmayı reddettiğini, bunun üzerine davalı kooperatif aleyhine Mudanya İcra Müdürlüğü'nün 2011/1052 sayılı dosyasında icra takibi başlatıklarını, ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, davalı borçlunun icra takibine itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının ödediği aidat miktarının belirli olmadığı gibi 2010 yılı bilançosunun tasdik edildiği 30.06.2011 tarihli genel kurulda erteleme kararı alındığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin 30.06.2011 tarihinde yapılan 2010 yılı olağan genel kurul toplantısında ortaklıktan çıkan veya çıkarılan üyelere geri ödemelerin 3 yıl sonra yapılmasına oybirliği ile karar verildiği ve davacının yerine yeni üye alınmadığı için davacı alacağının 30.06.2014 tarihi itibariyle muaccel olduğu, davacının ortaklıktan çıkma tarihinde kooperatifin borçlarının mevcut varlıklarından fazla olması nedeniyle kooperatifin ayrılan üyelere yapacağı ödemelerin kooperatifi zor durumda bırakacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çıkma payı bedelinin tahsili istemiyle başlatılan takibe karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı kooperatifin 30.06.2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 10. maddesi uyarınca, ödemelerin üç yılda yapılmasına karar verildiğinden bahisle çıkma payı alacağına ilişkin başlatılan icra takibinin alacağın muaccel olmasından önce başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle, davacı kooperatif üyeliğinden ihraç edilmiş olup, üyelikten istifası söz konusu olmadığından istifa eden üyelere yönelik olarak alınan 30.06.2011 tarihli genel kurul toplantısının 10. maddesindeki kararın davacıyı da kapsadığının kabulü mümkün değildir.
Kaldı ki, anılan karar, ödemelerin üç yıl ertelenmesine ilişkin değil, '' 3 yılda yapılmasına'' ilişkin olduğundan herhangi bir belirlilik arz etmemekte ve ödemelerin belirli bir süre ertelenmesine ilişkin bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece, işin esasına girilerek toplancak deliller çerçevesinde bir sonuca varılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2084, K. 2015/2039, 27 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama