İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2126 K.2015/2431

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, tazminat ve men'i müdahale davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya…

Esas2015/2126Karar2015/2431Tarih10 Nisan 2015Okuma6 dk · 1.175 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/2126 E., 2015/2431 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Nisan 2015
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.175 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, tazminat ve men'i müdahale davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, taraflar arasında davacı şirketin akaryakıt bayilerine...li yapılmasına ilişkin 10.09.2005 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak davalının sözleşmenin imzalandığı tarihten bu yana sürekli ihlâl ettiğini, bu sebeple davalıya gönderilen 09.04.2007 ve 19.01.2009 tarihli ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, davalıya gönderilen 20.03.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı feshettiklerini bildirmelerine rağmen tarafların dava tarihine kadar sözleşmeyi karşılıklı olarak zımmen devam ettirdiklerini ileri sürerek, davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle sözleşmenin dava tarihinden itibaren feshedilmiş sayılmasına,

sözleşme gereği ödenmesi gereken kâr paylarından fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak üzere 15.000.00 TL'nin 30.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, davalının 18 adet akaryakıt istasyonuna vaki müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında kâr mahrumiyeti talebini ıslah yolu ile 18.370,04 TL'ye artırmıştır.

Davalı vekili, men'i müdahale talebine konu akaryakıt istasyonlarının...da olması nedeniyle...melerinin yetkili olduğunu, davacının akaryakıt istasyonlarının maliki olmadığından aktif dava ehliyeti olmadığını, müvekkilinin de sadece LPG ikmaliyle yükümlü olduğundan pasif dava ehliyeti olmadığını, esas yönünden de;

taraflar arasında akdedilen 10.09.2005 tarihli sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunu ve süresinin 10.09.2010 tarihinde dolduğunu, davacı şirket 20.03.2009 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiğinden fesih tarihinden sonraki dönem için kâr payı talebinde bulunamayacağını, davacı şirket bayiilerinin bir kısmının sözleşmesini feshettiğini, bir kısım istasyonların kapandığını, bir kısmının davalı şirketten mal almadığını, bir kısmının ise Starpet bayiiliğini feshettiğini, davalı şirketin davacının iddia ettiği akaryakıt istasyonlarını kullanmadığını, ayrıca ıslah ile istenen alacağın zamanaşımına uğradığını,

ıslah dilekçesinde faiz talebi yer almadığı için ıslah edilen miktar yönünden faize hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlara göre; sözleşmenin 16. maddesi gereğince ... Mahkemeleri yetkili kabul edildiğinden, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, husumetin yargılama sonunda belli olacağı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146). maddesi gereğince, davalı vekilinin ıslah edilen bölüm ile ilgili zamanaşımı def'inin de yerind olmadığı, davacının men'i müdahale talebi ile ilgili olarak harcını yatırarak usulüne uygun olarak bir dava açmadığı, davacının .../...

araflar arasında imzalanan 10.09.2005 tarihli, 5 yıl süreli davacı tarafın akaryakıt bayilerine LPG ikmali yapılmasına ilişkin bir sözleşmenin 2 ,10 ve 12. maddelerine dayalı olarak davalının sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasıyla dava tarihi olan 27.12.2010 tarihinden itibaren feshedilmiş sayılmasını talep ettiği, fesih beyanının tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir hak olup hakkın kullanılmasıyla mevcut bir hukuki ilişkinin sona ereceği, tarafların haklı sebeplerin varlığı halinde sözleşmeleri tek taraflı olarak feshedebileceği, taraflardan birinin sözleşmeyi feshetmek istemesi durumunda diğer tarafın,

bu sözleşmeyi ayakta tutmak amacı ile yargı yoluna başvuramayacağı, fesih hakkının dava yolu ile kullanılması gerekmeyip aksine özel düzenleme bulunmadıkça, dava dışında ve ayrıca hiçbir şekle tabi olmadan kullanılabileceği, ancak her iki tarafın tacir olduğu durumlarda 6762 sayılı TTK'nın 20/3. maddesi uyarınca fesih bildiriminin sonuç doğurması için Noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü mektup ile veya telgrafla yapılmasının şart olduğu,

bu düzenlemede öngörülmüş olan şekil şartı ispat şartı olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.03.1997 tarih ve 996/11 - 951 Esas, 1997/178 Karar sayılı kararında da bu şeklin ispat şartı olduğunun açıkça belirtildiği, bu nedenle tarafların tek taraflı irade beyanı ile dahi sözleşmeyi sona erdirebilmeleri için herhangi bir şekle ihtiyaçlarının olmadığı, dava dilekçesinde dahi bunun belirtilmesinin yeterli olduğu, bu itibarla sözleşmenin süresinin dolduğu 10.09.2010 tarihinden, davanın açıldığı 27.12.2010 tarihine kadar geçen yaklaşık 3 ay 17 günlük dönem için dahi tarafların karşılıklı edim yükümlülüğünün devam ettiği sonucuna varıldığı,

somut uyuşmazlık açısından bakıldığında, davacının, sözleşmeyi devam ettirmek istemediği, dava dilekçesinde açıkça belirtmesine rağmen, sözleşmenin halen varlığını devam ettirdiğini ileri sürmesinin yerinde olmadığı gibi, hakkaniyete de uygun düşmeyeceğinden davacının Mahkemeden fesih talebinde bulunmasının haklı olduğu, somut uyuşmazlıkta kurulmuş, hüküm ve sonuçlarını meydana getiren bir sözleşmenin varlığı söz konusu olduğu ve mahkeme kararıyla feshe karar verildiğinden,

davacının müspet zararlarının miktarını TMK'nın 6. maddesi uyarınca ispat ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin dava tarihi itibariyle feshedilmiş sayılmasına, 18.370,04 TL kâr mahrumiyetinin 15.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline men'i müdahale talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davalı vekilinin, men'i müdahale istemine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Karar ve ilam harcı, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 sayılı Kanun 15. ve 21. maddeleri) Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir.

Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nisbete göre alınan harçtır. (1 sayılı Tarife, madde III/1-a) Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır (1 sayılı Tarife, madde III/2-a). Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı öngörülmüştür.

.../...

S.3

Mahkemece, müdahalenin men'i istemli davada nispi harç alınmamıştır. Bu tür davalar, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca nispi harca tabidir.

Bu durumda, mahkemece, davacıya müdahalenin men'i istemi yönünden dava değeri açıklattırılıp, bildirilen değer üzerinden hesaplanacak harcın ikmal ettirilmesi zorunludur. Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemleri yapılmaz.

Mahkemece, harcın ikmali için aynı Kanun'un 30. maddesi uyarınca süre verilerek, re'sen eksik harç tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde, yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.

Somut olayda mahkemece, açıklanan ilkelere uygun olarak 19.06.2012 tarihli duruşmada davacının men' i müdahale istemiyle ilgili dava değerini bildirmesi ve nispi harcını yatırması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bu isteme yönelik davanın işlemden kaldırılacağı hususunda ihtarat yapılmasına karar verilmiştir.

Buna göre mahkemece, men'i müdahale istemini içerecek şekilde başvuru harcı yatırılarak dava açıldığı, sadece bu istemle ilgili nispi harç yatırılmadığı gözetilerek davacı vekiline verilen iki haftalık kesin sürede men'i müdahale istemiyle ilgili dava değeri açıklanıp, nispi harç tamamlanmadığından bu isteme yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve buna göre davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, men'i müdahale istemi hakkında karar verilmesine ve davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış ise de,

karar sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/son maddesince gerekçesi kısmen değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın gerekçesi kısmen değiştirilerek ve kararın (HÜKÜM) bölümünün 3 ve 9 numaralı bentleri hüküm fıkrasında çıkartılarak yerine, 3 numaralı bent olarak, "Davacının men'i müdahale istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına", 9 nolu bent olarak,

"Vekille temsil edilen davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nın 7/1. maddesi uyarınca 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2126, K. 2015/2431, 10 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2126
Karar No
2015/2431
Tarih
10 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/2126 K.2015/1125
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/2126 K.2015/3505
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2127 K.2015/2601
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/2127 K.2015/3644
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/2127 K.2015/4734
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/2128 K.2015/3543

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.