İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2130 K.2016/1384

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2015/2130Karar2016/1384Tarih7 Mart 2016Okuma7 dk · 1.382 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/2130 E., 2016/1384 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.382 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, ... Mahkemesi'nin 2011/10 E., 2011/335 K. sayılı ilamı ile, haksız ve kanuna aykırı olarak müvekkilinden tahsil edilen 4.868,04 TL'nin 15.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin ödenmesine karar verildiğini, söz konusu ilamın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2011/21958 E., 2012/4690 K. sayılı ilamı ile onandığını, ...

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/4 E., 2011/13 K. sayılı ilamının Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2010/16695 E., 2010/28946 K. sayılı ilamı ile bozularak müvekkilinin lehine hüküm altına alındığını, anılan ilamlar ile ilgili ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/941 E. ve 2012/951 E. sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, dosya hesaplarının davalı tarafından ödendiğini, davalı tarafın tüm ilamların icraya konu edilmesi nedeniyle müvekkiline ödemiş olduğu tutarı ...

İcra Müdürlüğü'nün 2012/244 E. sayılı dosyasıyla tekrar geri almak istediğini, davalı tarafça önce asıl borçluya müracaat edilip takibin semeresiz kalması halinde kefil olan müvekkiline müracaat edilmesi gerekirken doğrudan müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrine (takibe) itiraz edilmesi geciktirildiğinden takibin kesinleştiğini, icra takibine dayanak alacağın müvekkilinden talep edilemeyeceğini, müvekkilinin davalıdan bu bedelleri talep etmeyeceği yönünde alınmış bir ibraname veya taahhütname bulunmadığını, davayı kazanmış olan kişiye,

kazanmış olduğu bedeli ödeyen tarafın bu bedeli icra takibi ile tekrar geri istemesinin hiçbir kanun ve hukuk kuralı ile bağdaşmadığını ileri sürerek, ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/244 E. sayılı takibinin iptali ile davalının %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı borçlunun 24.05.2006 tarihli .... A.Ş. Kooperatif Kredileri Sözleşmesi ile ......

Şubesi'nden borçlu ....'a kefil olduğunu, aynı sözleşme uyarınca müvekkili kurumun da borçlular ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefalet şerhi konularak kefil sıfatıyla borcu yüklendiğini, ancak söz konusu kredinin vadesi geldiği halde herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle ilgili bankanın sözleşmeye konu alacağın miktarını, ihtar ve diğer tüm masraflarını müvekkil kurumdan tahsil ettiğini, müvekkili kurumca ilgili banka tarafından sözleşme uyarınca kendisinden tahsil edilen tutarın tahsili amacıyla ...

İcra Müdürlüğü'nün 2007/39 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, TTK'da kredi kullanmanın ticari iş olarak sayılmış olması sebebi ile krediye konu sözleşmede aksi kararlaştırılmadığından, davacı borçlunun sorumluluğu zincirleme kefalet olup, bu kefalet türünde kefilin, borçlu ile birlikte müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla borcun ifasını yüklendiğini, yine bu durumun ilgili sözleşmede müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet şerhi ile de işlendiğini, davacı

borçlu ve diğer borçlular aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2007/39 E. sayılı dosyası ile yapılan takipte 04.04.2007 tarihinde ... Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı borçlu ...'ın emekli maaşının 1/4'nün haczedildiğini, davacı borçlunun 19.03.2010 tarihinde ...

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/13 E. sayılı dosyası ile muameleyi şikayet ile emekli aylığına konulan haczin kaldırılmasını talep ettiğini, ancak 20.04.2010 tarih ve 2010/9 K. sayılı ilam ile taleplerinin reddedildiğini, kararın davacı tarafın temyizi üzerine bozulduğunu, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca davacı borçlunun emekli olması sebebiyle emekli maaşından kesintisinin yapılamayacağının hükme bağlandığını, söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra borçlunun emekli maaşından kesilen paranın iadesine yönelik olarak ...

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/10 E. sayılı dosyası ile 12.01.2011 tarihinde istirdat davası açtığını, davanın kesinti yapılamayacağı yönünde verilen kararla sonuçlandığını, kararın 27.02.2012 tarihinde kesinleştiğini, işbu karara istinaden de davacı tarafça ...

2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/951 E., ve 941 E. sayılı dosyaları ile müvekkil kurum aleyhine icra takibi başlatıldığını, alacak miktarının kurum hesaplarının haczi suretiyle tahsil edildiğini, yapılandırmada hesaba katılan ve borç miktarından düşülen işbu kesintilerin davacı borçlu tarafından kurum hesaplarından geri alınması nedeniyle davacı borçlu aleyhine ...

İcra Müdürlüğü'nün 2012/244 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, söz konusu takibin kesinleştiğini, söz konusu kesintilerin istirdatına yönelik verilen ...

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/10 E. sayılı dosyası ile verilen kararın davacının borçlu olmadığı yönünde verilmiş bir karar olmadığını, yapılan kesintilerin davacının emekli olması nedeniyle muvafakatsiz yapılmış olması nedeniyle hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davacının davasının kabul edildiği savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı borçlu ...'ın S.S. ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi'nin KP 001408 no'lu kredi dosyasında kefil olduğu, bu sebeple hakkında ödenmeyen kredi borcu sebebiyle takip başlatıldığı, ancak takip sırasında emekli maaşından yapılan tahsilatın haksız olduğu, şikayet üzerine İcra Hukuk Mahkemesi'nce maaşından yapılan kesintiye son verildiği, ...

Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açılan istirdat davası sonucunda davacının davası kabul edilerek toplam 4.868,04 TL haksız kesinti yapıldığının tespit edildiği, her ne kadar davacı taraf istirdat davası kabul edilerek bu meblağın kendisine iadesine karar verildiğini savunmuş ise de, davacının maaşından kesilen bu meblağın aslında borçluların tahsil edilemeyen borcu olup sadece emekli maaşından kesilmesinin haksızlık teşkil ettiği, alacaklı kooperatifin bu meblağı yeniden tüm borçlulara yöneltmesi ve takip başlatmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,

fakat alacaklı tarafın bu bedelin üzerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerini de ekleyerek diğer kalemler ile birlikte tahsilini istemesinin hukuka aykırılık teşkil etttiği, icra dosyasına (2012/244 Esas) borçlu tarafından yapılan tüm ödemenin 7.300,00 TL olduğu, bu bedelden tahsil edilmesi gereken 4.868,04 TL çıkarıldığında geriye kalan 2.432,00 TL'nin icra takibi sırasında alacaklı tarafa ödendiği,

davanın ödeme nedeniyle istirdat davasına dönüştüğü, bu nedenle kötüniyet tazminatının söz konusu olmayacağı, borçlunun sadece ödenen bu kısmı istirdat edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.432,00 TL'nin 06.12.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, borcun ödenmesiyle istirdata dönüşmüştür.

"Menfi tespit davasının yargılama sırasında istirdat davasına dönüşmüş olması (m.76/2), menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılması halinde davacı borçlunun talebi üzerine davalı alacaklının tazminata mahkum edilmesine engel olmaz. İstirdat davası, menfi tespit davasının devamı olup, cebri icra tehdidi altında gerçekleşen ödeme sebebiyle borçlunun serbest iradesi dışında, kanun hükmü gereği kendiliğinden bu dönüşüm vuku bulduğundan, davacı borçlu istirdat davasına dönüşüm olmasaydı alacağı tazminattan, yoksun bırakılmamalıdır." (Prof. Dr. Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 2014, Ankara, s.404-405)

"İİK m.72, VI gereğince istirdat davasına dönüşmüş olan davanın borçlu lehine hükme bağlanması halinde de, m.72, V c.3 ve 4 hükümlerine göre, borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekir kanısındayım. Çünkü, davanın asıl (kökeni) menfi tespit davasıdır ve menfi tespit davası borçlunun iradesi dışında (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşmüştür. Bu dönüşmenin, borçlunun menfi tespit davasında sahip olduğu tazminat alma hakkını ortadan kaldırmaması gerekir.

Kaldı ki, takip konusu borcun ödenmesi (paranın alacaklı tarafından alınması) ile alacaklı kötüniyetini devam ettirmiş ve alacaklının haksız ve kötüniyetle yaptığı takip nedeniyle borçlunun zararı daha artmıştır. Yukarıdaki nedenlerle, m.72, VI gereğince istirdat davasına dönüşmüş olan davayı kazanan borçlu lehine m.72, V c.3 ve 4 hükümlerine göre tazminata da hükmedilmesi gerekir kanısındayım." (Prof.

Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukukunda, Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, 2003, Ankara, s.193-194)

Buna göre, mahkemece, doğrudan açılan istirdat davaları için doğru olan gerekçeyle, menfi tespit davasından dönüşen istirdat davasında davalının kötüniyet tazminatı talep edemeyeceğinin kabulü doğru olmamıştır.

Ancak, takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK'nın 72/4. maddesi, "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderacatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olamaz. " hükmünü içermektedir.

İşbu tazminata hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca alacaklının kötüniyetli olması da gerekmektedir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de, davacı borçludadır. (Bkz. Prof. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, sayfa 173 vd. ayrıca Dairemiz'in 19.01.2012 tarih ve 2011/2342 E., 2012/239 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.)

Bu durumda mahkemece, davalının icra takibinde kısmen haksız olduğu bölüm yönünden, icra takibinde haksız ve kötüniyetli olup olmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu istemin yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış ise de, karar davacı tarafça bu yönden temyiz edilmediğinden bozma yapılmamıştır.

22.05.2012 dava tarihinin, gerekçeli karar başlığında 30.05.2012 olarak yazılmış olması, HMK'nın 304. Maddesi uyarınca tarafların başvurusu üzerine veya re'sen düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.

Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2130, K. 2016/1384, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2130
Karar No
2016/1384
Tarih
7 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/2130 K.2016/1005
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/2136 K.2016/2297
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/2139 K.2016/1477
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/2143 K.2016/1566
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/2143 K.2016/2250
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/2152 K.2016/2278

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.