KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/2760 E., 2016/1278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş olup, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 28.12.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme ile 10 adet daire yapılacağı, bunlardan 5,6,7 numaralı olanların davacıya ait olacağı, binanın B+Z ve 3 normal kat yapılacağının kararlaştırıldığını, oysa onaylanan projeye göre 2B+Z+ 3 normal kat imal edildiğini, bu durumda davalının 1 kat yani 2 bağımsız bölüm fazladan imal ettiğini, öte yandan bağımsız bölümlerin her birini 5 m2 fazla imal edildiğini ileri sürerek, fazladan imal edilen konutlar ve bağımsız bölümlerin daha büyük imal edilmesi nedeniyle sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasını, şimdilik 5.000,00 TL'nin temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla istemini 64.510,00 TL'yi çıkartmıştır.
Davalı, sözleşmenin 19. maddesine göre, arsa sahibinin “sözleşmede belirtilen yerler haricinde hiçbir şekilde başka bir yer talep” edemeyeceğinin kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tüm bağımsız bölümleri 5 m2 büyük imal ettiği, davacı arsa sahibinin fazladan imal edilen 2 bağımsız bölüm nedeniyle sözleşme gereği istemde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 28.12.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre, imal edilecek bağımsız bölümlerden 5,6 ve 7 numaralı olanların davacı arsa sahibine verilmesi, arsa sahibinin “sözleşmede belirtilen yerler haricinde hiçbir şekilde başka bir yer talep” edemeyeceği, eki krokide ise B+Z+3NK olmak ve her katta iki bağımsız bölüm olmak üzere toplam 10 bağımsız bölüm yapılacağının kararlaştırıldığı sabittir. Öte yandan, davalının toplam 12 bağımsız bölüm imal ettiği de sabittir.
Davacı arsa sahibi vekili, yüklenicinin fazladan iki kat imal ettiği iddiasıyla tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece anılan sözleşme hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, sözleşmenin anılan hükmünden anlaşılması gereken, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle 10 adet bağımsız bölüm yapılacağı, davacının bunlardan anılan 3 tanesini alacağı, imal edilecek bağımsız bölüm sayısı 10 adet olduğu sürece, davacının başkaca bağımsız bölüm talep edemeyeceğidir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2760, K. 2016/1278, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama