İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2775 K.2015/3953

Taraflar arasındaki kur'a çekiminin iptaline ilişkin asıl; genel kurul kararının iptaline ilişkin birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde…

Esas2015/2775Karar2015/3953Tarih27 Mayıs 2015Okuma7 dk · 1.315 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/2775 E., 2015/3953 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2015
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.315 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kur'a çekiminin iptaline ilişkin asıl; genel kurul kararının iptaline ilişkin birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada asli müdahil vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatifin 21.04.2012 tarihli genel kurulunda kur'a çekilmesi ile ilgili hiçbir karar alınmadığı halde, genel kurulda kooperatif başkanı ....'in 16 üyenin yazılı başvurusu alınarak oybirliği olmadan, dilek ve temenniler bölümüne beyan yazılarak kur'a dışı bırakıldığını, ayrıca şerefiye payları ve üyelerin hak ve yükümlülükleri zarara uğratılarak şerefiye paylarının tespitinin yasaya aykırı olarak tayin ve takdir olunduğunu,

kooperatif başkanının kur'aya katılmayarak genel kurul kararı olmadığı halde çocuklarına ait 16 nolu üyeliğe kendi ismini de ilave edip kur'a çekimine iştirak etmiş kanaati uyandırdığını, kooperatife kayıtlı 19 üye olduğu halde 18 dairenin kur'aya dahil edildiğini, usulüne uygun genel kurul kararı alınmadan, ....

Noterliğinde 27.05.2012 tarih ve 3033 yevmiye nolu düzenleme şeklinde kur'a çekiliş tespit tutanağı düzenlendiğinden, işbu kur'a çekiminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 27.05.2012 tarihli kur'a çekiliş tespit tutanağının iptalini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada asli müdahil vekili, 14.08.2012 tarihli dilekçesinde aynı gerekçelerle kur'a çekiminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kur'a tespit tutanağının iptalini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, 27.06.2011 tarihli genel kurul toplantısının 8 nolu gündem maddesi ile tartışılarak kur'a çekilmesine karar verildiğini, şerefiye paylarının da aynı genel kurulun 7. maddesi ile tartışılarak genel kurul tarafından kabulüne karar verildiğini, davacının kur'a çekimine ilişkin madde görüşülürken muhalefet şerhi koymadığını ve genel kurulun iptali ile ilgili dava açmadığını, genel kurul kararlarının kesinleştiğini, 21.04.2012 tarihli genel kurul toplantısında tüm üyelere 27.06.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar gereğince kur'a çekimi yapılacağının açıklandığını,

09.05.2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile de kur'a çekiminin nerde ve nasıl yapılacağının karara bağlandığını ve üyelere tebliğ edildiğini, 21.04.2011 tarihli genel kurulda toplam 19 üyeden 16 üyenin verdiği önerge ile kooperatif başkanının kur'a dışı bırakılmasının talep edildiğini, önergenin dilek ve temenniler kısmında okunduğunu, bu nedenle 27.05.2012 tarihinde çekilen kur'ada kooperatif başkanının kur'a dışı bırakıldığını, daha sonra yapılan 15.07.2012 tarihli genel kurul toplantısında toplantıya katılanların oy çokluğu ile kooperatif başkanına kur'asız daire verilmesinin kabul edildiğini,

....'in kurucu başkan olarak kooperatife 23 yıl süreyle hizmet verdiğini, bu nedenle kur'asız daire verilmesinin usul, yasa ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifçe 21.04.2012 günlü olağan genel kurulda karar alınmadan noter tespiti ile kur'a çekimine karşı açtığı dava devam ederken, kur'a çekim işleminden sonra davalı kooperatifin usul ve yasaya aykırı olarak 15.07.2012 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında davalı kooperatif başkanına kur'asız daire verilmesine karar alındığını, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 15.07.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların ve özellikle 7 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı kooperatif başkanı ...'in kurucu başkan olup, 23 yılı geçen süre ile kooperatife başkanlık edip emek ve mesai harcadığı, kooperatif inşaatlarını tamamlayarak kur'a çekim aşamasına getirdiği, davalı kooperatifin 27.06.2011 tarihli genel kurulunun 8. gündem maddesinde kur'a çekimi konusunda karar almak üzere yönetim kuruluna yetki verildiği, yönetim kurulunun 09.05.2012 tarih ve 40 sayılı kararıyla 27.05.2012 tarihinde noterde kur'a çekilmesine karar verdiği, yönetim kurulu kararı gereğince .....

Noterliği'nin 27.05.2012 günlü düzenleme şeklinde kur'a çekim tutanağının düzenlendiği, kur'a çekiminde kooperatif başkanının kur'a dışı bırakıldığı ve kur'asız daire tahsis edildiği, her ne kadar kur'a çekim tarihinden önce kooperatif başkanına kur'asız daire tahsisi hakkında karar verilmemiş ise de, 21.04.2012 tarihli genel kurulda 19 üyeli kooperatifte 16 üyenin kooperatif başkanına kur'asız daire tahsisi konusunda önerge vererek bu konudaki iradelerini ortaya koydukları, kur'a çekim işleminden sonra kooperatif genel kurulunun olağanüstü toplanarak,

genel kurulun 7. gündem maddesi ile davalı kooperatif başkanına kur'asız daire verilmesi konusunda oy çokluğuyla karar verdiği, bu durumda davalı kooperatif genel kurulunun 27.05.2012 tarihinde çekilen kur'ada davalı kooperatif başkanına kur'asız daire tahsisine icazet verip, onayladığı,

davalı kooperatif başkanının 23 yıllık hizmeti, emek ve mesaisi nazara alındığında, kooperatif başkanının kur'a dışı bırakılması ve kur'asız daire tahsisi kooperatife yaptığı katkıları nedeniyle üyeler arasında eşitsizlik olarak nitelendirilemeyeceğinden, hak ve nefaset kuralları gereğince davalı kooperatif başkanına kur'asız daire tahsisi usul ve yasaya uygun olup bu durumda mutlak eşitlik değil, nisbi eşitliğin söz konusu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada asli müdahil vekili temyiz etmiştir. Asıl dava kur'a çekiminin iptali, birleşen dava ise 15.07.2012 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Birleşen davada davacının, iptalini istediği olağanüstü genel kurula katıldığı, anılan kararlara muhalefet şerhi vermediği, asıl davada asli müdahilin 15.07.2012 tarihli genel kurul kararlarının iptali için dava açmadığı anlaşılmıştır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir.

Aynı madde hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir.

Bir üyenin iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması, katılıp da genel kurulda yapılan oylamada ret oyu vermemesi, muhalefet şerhini yazdırmaması halinde, HMK'nın 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve davalı kooperatifin anasözleşmesinin 38. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.

Öte yandan, hukuki yarar dava koşulu olup, mahkeme dava şartlarını re'sen incelemekle görevlidir. Hukuki yararın sadece dava tarihi itibariyle değil, dava devam ettiği sürece ve hükmün kesinleşmesine kadar devamı da gereklidir.

Somut olayda, asıl dava genel kurula dayanmayan kur'a çekimi tutanağının iptali istemine ilişkin ise de asıl dava tarihinden sonra 15.07.2012 tarihli olağanüstü genel kurulun 7. maddesinde kooperatif yöneticisi ...'in kur'a dışı bırakılması yönünde karar alınmış ve bu karara karşı birleşen dava açılmış olup, birleşen dava tarihi itibariyle asıl davada davacının hukuki yararı kalmadığı gibi, anılan genel kurul kararının iptali için dava açmayan ve bu şekilde asıl dava konusu işlemi benimseyen asli müdahilin de anılan genel kurul kararını izleyen bir ayın sonunda kararın kesinleşmesi ile hukuki yararı kalmamıştır.

Bu durumda, mahkemece, asıl davanın ve asli müdahilin davasının hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca, birleşen davanın ise HMK'nın 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve davalı kooperatifin anasözleşmesinin 38. madde hükmünde aranan muhalefet şerhine ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek,

HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, asıl ve birleşen davanın esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek ve ''HÜKÜM'' bölümünün asıl davaya ilişkin (I-1) no'lu bendi hükümden çıkarılarak, yerine 1. bent olarak ''asıl davanın ve asli müdahilin davasının, HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine'' ibaresinin, birleşen davaya ilişkin (II-I) no'lu bendi hükümden çıkarılarak,

yerine 1. bent olarak ''Davanın, HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca muhalefet şerhine ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine'' yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2775, K. 2015/3953, 27 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2775
Karar No
2015/3953
Tarih
27 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/2775 K.2015/15202
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/2775 K.2015/8163
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/2776 K.2015/15201
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/2776 K.2015/31541
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/2776 K.2015/8220
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/2776 K.2015/10104

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.