KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/2809 E., 2015/4135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davanın müvekkili kooperatifi olan borçlarının tahsili amacıyla başlattıkları icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durdurulmuş olup, takibin devamını sağlayabilmek için itirazın iptali ile davalı tarafın icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı kooperatifte bulunan evini 2005 Nisan ayında ... isimli 3. kişiye sattığını ve tapuda devrettiğini, satarken de davacı kooperatife hiçbir borcunun bulunmadığını ve borcun zamanaşımına uğradığını da savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kooperatifteki taşınmazını dava dışı ...'e sattığı, satışın 1163 sayılı Kanun'un 14. maddesine uygun şekilde yapılmadığı ve bu itibarla da usulüne uygun ortaklık devrinden bahsedilemiyeceğinden, takip konusu edilen asıl alacak yönünden davacının kooperatife borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1)Davacı takibinde kooperatif genel kurullarında belirlenen akçalı edimleri ve bunların faizini talep etmiş, itiraz üzerine açılan iş bu davada icra tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nın 67. maddesi uyarınca icra tazminatının verilebilmesi için hüküm altına alınan alacağın lilit olması gerekir. Davacı kooperatifin alacak ve faiz talepleri kooperatifin genel kurullarında belirlenen miktarlar olup likittir. Bu nedenle davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca aidatların ödeme tarihleri kooperatif genel kurullarında belirlenmiş olup temerrüt için ortağa ihtar çekmeye gerek bulunmamaktadır. Davalının ortaklığı da devam ettiğine göre işlemiş faiz talebinin reddi de yerinde görülmemiştir.
2) a-Davalı temyizine gelince; kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplerle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b-Kooperatif ile ortağı arasındaki zamanaşımı süresi, 5 yıllık süreye tabi olup davalı tarafın süresinde zamanaşımı def'inde bulunmasına rağmen bu hususda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2809, K. 2015/4135, 1 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama