KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/3355 E., 2018/564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 11.10.2013 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, 14.01.2014 tarihinde davalının müvekkili davacıya sözleşmenin feshini ihtar ettiğini, davalının sözlü beyanında bu feshi göndermek zorunda olduğunu, yapılan masraflar ve aldığı paraları karşılayacağını beyan ettiğini fakat herhangi bir girişimde bulunmadığını, müvekkilinin tüm edimleri yerine getirdiğini, davalının haksız bir şekilde tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 10. maddesinde davalı arsa sahibinin sözleşmeyi haksız yere fesih ettiğinde yapılan masrafların üç katını ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, 38.133,75 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu olan taşınmazda davalı dışında dava dışı şahıslarında hisse sahibi olduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin hukuken geçerli olabilmesi için sözleşmeye konu olan arsa hissedarlarının tamamı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılması gerektiği, bu nedenle hukuken geçerli bir sözleşmeden bahsedilemeyeceği, hukuken geçersiz olan sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3355, K. 2018/564, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama