KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/3469 E., 2016/950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk Mah. Sıf.
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, hazırlanan sıra cetvelinde 1. ve 2. sırada yer alan takip dosyalarında borçlu...'ne yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, kendisine ödeme emri tebliğ edilen...'nın 29.04.2013 tarihli hisse devri ile borçlu şirket arasındaki hukuki ve fiili bağın kesilmiş olduğunu, şirketin yetkili temsilcisinin olmadığını bu itibarla müvekkilinin alacaklı olduğu takip dosyasındaki borçlu şirket temsilcisini adına yıpalan ödeme emri tebliğinin usulünce olup, kesin hacizlerinin ise önce olduğunu ileri sürerek, 3. sırada bulunan müvekkili alacağının 1. sırada olacak şekilde hazırlanması suretiyle sıra cetvelinin iptalini şikayet ve talep etmiştir.
Şikayet olunan vekili, şikayetçinin borçluya yapılan tebligatın usulsüzlüğünü ileri süremeyeceğini, kendisine tebligat yapılan...n'ın borçlu şirket kurucusu, halihazırda aktif çalışanı ve temsilcisi olduğunu, ödeme emirlerinin usulünce tebliğ edildiklerini, müvekkilinin hacizlerinin önce olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkmece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; borçlu ....'nde kendisine ödeme emri tebliğ edilen Savaş Kasırga'nın 680 hisseye sahip olduğu, 30.04.2013 tarihli karar ile 20 yıl için şirket müdürü olarak seçildiği,...'in müşterek imzaları ile birlikte 20 yıl için müdür seçilen Savaş Kasırga'nın borçlu şirketi temsile haiz olduğu, ...
2. Noterliği'nin 17.07.2013 tarih ve 05998 yevmiye no'lu vekaletnamesi ile borçlu şirket tarafından vekil tayin edildiği, yapılan ödeme emri tebliği Tebligat kanunu'nun 21. maddesine uygun değilse de, aynı yasanın 32. maddesi uyarınca usulüne aykarı yapılmış tebligatın muhatapça öğrenilmesi halinde geçerli olacağının öngörüldüğü, borçlu tarafından tebligattaki usulsüzlük nedeniyle şikayet ve itirazda bulunulmadığı dolayısıyla da sıra cetvelinin düzenlenmesinde usulsüzlük bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3469, K. 2016/950, 22 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama