KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/3806 E., 2017/2141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatife 31.12.2006-31.12.2007 tarihleri için ödenmemiş aidat ve gecikme cezası borcu bulunduğunu, borcun tahsili için icra takibine başlanıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine iş bu davanın açıldığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme neticesinde, davanın kabulüne karar verilmiş olup, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 05.112.2011 tarih ve 2011/4463 E., 2284 K. sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Yargıtay’ın bozma ilamında belirtilen hususlar aydınlatılarak, yeniden rapor aldırıldığı, yapılan hesaplamalar neticesinde davalının bahse konu tarihler için ödenmemiş bir kısım aidat borcunun olduğu tespit edildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 1.800,00 TL alacak yönünden iptali ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine, söz konusu alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, icra takibine konu alacak likit olduğundan davalının kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan, kabul edilen alacağın % 20'si oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2015 yılı için 2.080,00 TL' dir.
Dava dilekçesinde, 7.070,00 TL olan icra takibinde itirazın iptaline karar verilmesi istenilmiş, mahkemece, 1.800,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir. Davalı aleyhine kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince;
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine ve ileri sürülen temyiz sebeplerine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3806, K. 2017/2141, 13 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama