KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/3984 E., 2016/4041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2016
- Mahkemesi
- ...
- Asli müdahiller
- 1-... 2-...
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacının açmış olduğu iflas erteleme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile müdahiler ..... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkilerinin borca batık olduklarını ancak iyileştirme projelerinin bulunduğunu ileri sürerek, iflas erteme istemiştir.
Müdahiller, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi ve kayyım raporları, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacılar hakkında 09.06.2009 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiği, kanun gereği toplam 5 yıllık erteleme süresinin 09.05.2014 tarihinde dolduğu, bu durumda davacılar hakkında sadece borca batıklık tespitinin yapılması gerektiği, erteleme talebinin kabul edilme imkanının kalmadığı, alınan rapora göre davacılardan ....'nin borca batık olmamaları nedeniyle iflas erteleme taleplerinin reddine, borca batık oldukları anlaşılan...., iflasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve müdahiller .... vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, iflas kararı verilen şirketler ..... yönünden davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
../..
S.2.
2)Bozma kararı sonrası alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda, davacılaradan .....'nin aktifinde kayıtlı bulunan .... hisselerini satış kârı ile ...'ye sattığı ancak bu işlemle ilgili kayyım onayı alınmadığı gibi satışa ilişkin herhangi bir belgenin de sunulmadığı belirtilmiş, yine .....Ş.'nin, sermaye artışı yaparak,
....'ye sermaye artışının bir kısmını borcuna istinaden, kalan kısmını aynı şirket adına sermaye taahhüdü olarak defterlerine kaydettiği, bu işlemler ile ilgili de kayyım onayı alınmadığı gibi işleme ilişkin herhangi bir belgenin de sunulmadığı belirtilmiş, yapılan bu işlemlerin şirketlerin borca batıklık durumunu değiştirebileceği beyan edilmiştir.
Bozma kararı sonrası alınan kayyım raporunda da bu doğrultuda, davacı grup şirketlerin toplamda öz varlıklarında olumlu değişimin sebebi olarak az yukarıda belirtilen işlemler gösterilmiş, işlemler ile ilgili belgenin bulunmadığı, sermaye artışının tescil ve ilan edilmediği, işlemlerin sadece muhasebe kayıtlarında olduğu ve kendilerinden onay alınmadığı rapor edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, ....'nin hisse devri ve sermaye artışına ilişkin işlemlerinin gerçekte yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise usulüne uygun olup olmadığı belirlenip, işlemlerin rayiç değerleri dikkate alınarak adı geçen şirketlerin gerçekte borca batıklıklarının tespiti, şayet borca batık olmadıkları anlaşılırsa, bu kez hükümde iflas kararı verilen grup şirketlerinin iflaslarının, iflas kararı reddedilen grup şirketlerinin mali yapısını etkileyip etkilemeyeceği konusu,
ticari ilişkileri ve birlikte risk alıp almadıkları hususu da araştırlarak tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükme varılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3984, K. 2016/4041, 29 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama