KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/4281 E., 2017/3040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile müvekkilinin hissedar olduğu taşınmaz üzerine yapılacak inşaatta bir ticari deponun bağımsız bölüm olarak müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak bodrumun sığınak olarak ayrılmış olduğunu ve ticari depo olarak kişi adına tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, projede sığınak olarak görülen deponun, rayiç değerine karşılık, şimdilik 2.000,00 TL'nin ve kiraya verilemeyen dönem için müvekkilinin mahrum kaldığı kira geliri karşılığı şimdilik 1.000,00 TL'nin faizleriyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, depo bedeli olarak ana dosyada tespit edilen 17.935,14 TL bedelden saklı tutulan haklar için 15.935,14 TL bakiye alacağın da ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; deponun davacı arsa sahibine ait 5 numaralı daireye eklenti olarak yerinde yapıldığı, davacı tarafından açılan tescil davasında buraya arsa payı verilerek tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/4281, K. 2017/3040, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama