İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/505 K.2016/880

Taraflar arasında görülen sıra cetveline itiraz davası sonucunda verilen hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemizin 20.10.2014 gün ve 8643 Esas, 6426 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya…

Esas2015/505Karar2016/880Tarih19 Şubat 2016Okuma6 dk · 1.140 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/505 E., 2016/880 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.140 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen sıra cetveline itiraz davası sonucunda verilen hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemizin 20.10.2014 gün ve 8643 Esas, 6426 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, müvekkilinin, alacağının tahsili amacıyla dava dışı borçlular Emrullah Yeşilkaya ile İbrahim Yeşilkaya aleyhine icra takibi başlattığını, borçlu ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, ipotek hakkı sahibi . ...'nın talebi üzerine,

taşınmazın, kıymet takdirinin yapıldığını ve satışa sunulduğunu, davalının ise ipotek alacaklısı bankadan alacağı temlik alarak ihaleye iştirak ettiğini, taşınmazın, davalıya alacağına mahsuben 120.000,00 TL bedelle satıldığını, satış sürecinin kesinleşip davalı adına tescil işlemi yapıldıktan sonra düzenlenen sıra cetvelinde, ihale bedelinin 1. sıraya kaydedilen davalıya ödenmesine karar verildiğini, oysaki davalının ipotekten kaynaklanan alacağının gerçek bir alacağ bulunmadığını, borçlunun, borcunu bankaya ödemesine karşın, temliknamenin borçlunun yakın akrabası olan davalıya yapıldığını, temliknamenin muvazaalı olduğunu,

davalının ipotek bedelini ödeyecek maddi güce sahip olmadığını, borçlunun ipotekten kaynaklanan borcunu ödemesi nedeniyle ipoteğin kalkması gerektiğini, bu durumda ipotekten sonra sırada bulunan haciz alacaklılarının, alacağına kavuşma ihtimali bulunduğunu, temlikname şeklen geçerli olsa bile,

içerik itibariyle muvazaalı olduğunu, ipotek alacağının temlik alınmasına ilişkin vekaletnamenin düzenleme tarihine bakıldığında borçlular ile davalının uzun süredir eylem ve fikir birlikteliği içerisinde bulunduğunu, temliknamede davalı adresi olarak bildirilen adresin, bedeli paylaşıma konu taşınmaza ait adresle aynı olduğunu, bildirilen adresten de anlaşılacağı üzere, davalı ile borçlu arasında yakın ve yoğun bir ilişki bulunduğunu, temliknamenin 07.10.2011 tarihli olduğunu, ihalenin 10.10.2011 tarihinde yapıldığını, ihaleden üç gün önce, 120.000,00 TL kıymet takdir edilen taşınmaz için,

300.000,00 TL ödeme yapmak suretiyle ipoteğin temlik alınmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, temlik işleminin daha fazla para kazanmak amacıyla değil, borçluyu alacaklılarından korumak amacıyla yapıldığını, taşınmazın halen borçlu tarafından kullanıldığını, davalının alacağın varlığı ve miktarını uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini, davalının taşınmazın satıldığı 10.10.2011 tarihinde alacağının varlığını ve miktarını ispatlaması gerektiğini, ipotek ve temliknamenin tek başına alacağın varlığını ve miktarını ispatlamaya yeterli olmadığını, gerçek bir hukuki ilişkinin varlığını da göstermediğini, ipotek geçerli olsa bile,

temlik işleminin muvazaalı olması

sebebiyle davalının gerçek bir alacağı bulunmadığını, davalının temlikname için para ödemediğini ileri sürerek, ipotek alacaklısının ödeme sırasından çıkarılmasını, ihale bedelinin öncelikle müvekkilinin alacaklı olduğu Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/15236 Esas sayılı dosyadaki alacağa ödenmesini, ihale bedelinin dosyada nakit olarak bulunmaması sebebiyle ihale bedeli yerine geçen taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, aksi düşünülmesi halinde, ihale bedelinin davalı tarafından nakit olarak dosyaya yatırılmasının istenmesini,

yatırılmaz ise tapu kayının iptali ile müvekkili adına tescilini veya ihale bedeli yerine kaim olmak üzere, taşınmazın satılarak paraya çevrilmesini, satım bedelinin dosyaya ödenmesini, aksi düşünülmesi halinde ihale bedeli olan 120.000,00 TL'nin ihalenin kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, 22.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda, ipotek temlik bedelinin temlik alan davalı ... tarafından, dava dışı bankanın ..., 07.10.2011 tarihinde ipotek borçlusu Emrullah Yeşilkaya'nın Bayrampaşa Şubesindeki 6001235534 no'lu takip hesabına 300.000,00 TL olarak yatırıldığı, dekontun açıklama kısmında "... temlik sözleşmesi için yatan" açıklamasının yapılmış olduğu, yine dekont üzerinde "olan tutar ... adına ... tarafından talimatla tahsil edilmiştir." açıklamasının bulunduğunun görüldüğü, dekontun sağ alt tarafından müşteri kısmında temlik alacaklısı ... adının yazılı olduğunun görüldüğü,

bunun da yatan paranın nakit olarak temlik alacaklısı tarafından yatırıldığını gösterdiği, taşınmazın değerinin 120.000,00 TL olduğu, buna karşılık, dava dışı ipotek alacaklısı bankanın takip tarihi itibari ile dava dışı borçludan 276.418,37 TL asıl alacağı bulunduğu, ipotek bedelinin yatırıldığı tarih olan 07.10.2011 tarihine kadar sadece faiz hesaplamasına göre, toplamda 299.755,75 TL alacaklı olması nedeniyle olayda dava dışı banka açısından muvazaalı işlem olmadığının bildirildiği,

anılan raporun gerekçeli, dosya kapsamına uygun, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli nitelikte bulunduğundan mahkemece benimsendiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 20.10.2014 tarih ve 8643 E., 6426 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davalı alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığı ve muvazaalı oluşturulduğu iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu ve davalının bu alacağın varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikteki delillerle ispatlaması gerektiği tartışmasızdır. Ne var ki, davacının iddiası gerçek bir alacağın bulunmadığı değil, alacağın bulunduğu fakat sona erdirildiği noktasında ise, kural olarak ispat külfetinin yer değiştirdiği kabul edilmeli, bir diğer ifade ile ödeme gibi sebeplerin varlığını ispat yükü davacıya yüklenmelidir (Bkz., Deynekli, A./Kısa, S.: Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 3.b., Ankara 2005, s.158; aynı yönde 19. HD., 04.07.1995 t. ve 1995/6193-6116 E.K.).

Somut olayda davacı, dava dışı banka alacağının ödeme suretiyle sona erdiğini, bunun teminatı olmak üzere tesis edilen ipoteğin de bu fonksiyonunu yitirdiğini ileri sürmektedir. Bu durumda davalının temlik bedeli olarak yatırdığı tutarın, aslında gerçek borçlu tarafından borç ödemek maksadıyla yapıldığının davacı tarafından ispatlanması gerekir.

Bu noktada alacağın temliki müessesesinin incelenmesi gerekmektedir. Alacağın temliki dar anlamda bir borç ilişkisinde alacağın alacaklı tarafından bir başka şahsa devredilmesidir (Bkz., Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 9.b., İstanbul 2006, s.1176; Oğuzman, M.K.,/Öz, M.T.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 3.b., İstanbul 2000, s.891).

Alacak bir ivaz karşılığı temlik edilebileceği gibi, herhangi bir ivaz karşılığı olmaksızın da temlik edilebilir; ivaz temlik edene, temlik alanın alacağı tahsil edememesi halinde bir garanti yükümlülüğü getirir (TBK.m.191)

Kural olarak temlik nedeniyle verilen ivaz, borcu ortadan kaldırmaz. Temlik, alacağı sona erdiren bir tasarruf muamelesi olmayıp, alacaklıyı değiştirir. Temlik eden lehine tesis edilen teminatlar da temlik alana geçer (TMK.m.891).

Alacağın temlikinin ivazı olarak ipotek tutarı kadar bir paranın bankaya yatırılmış olması, kural olarak borcun ödemeyle sona erdiği anlamına gelmez. Aksine ödeme tutarının, dekontta temlik ivazı olarak gösterildiğinde tartışma yoktur; temlik de aynı tarihte noterlikte yapılmıştır.

Borçlunun şahsının önem taşımadığı borç ilişkilerinde edimin, üçüncü kişi tarafından yerine getirilmesine engel bir durum bulunmamakla birlikte, temlik işleminin iptale tâbi bir tasarruf olarak (İİK.m.277 vd.) ödemeyi gizleyecek bir muvazaaya dayandığı ispatlanmadıkça, ödemenin alacağı temlik alan kişi tarafından değil de asıl borçlu tarafından yapıldığı kabul edilemez.

Somut olayda, mahkemece, dava dışı bankaya yapılan ödemenin dava dışı borçlu tarafından borcu sona erdirmek (söndürmek) amacıyla yapıldığı fakat bunun üçüncü kişilere karşı varlığını koruyor gibi gösterilmesi için temlik ivazı olarak bankaya yatırıldığını ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu gözetilerek, davacıya bu hususta ispat yükü tanınıp, yukarıda açıklanan ilkeler çerçeverisinde inceleme ve araştırma yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, hükmün bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 20.10.2014 tarih ve 8643 E., 6426 K. sayılı onama ilamı kaldırılarak, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 20.10.2014 tarih ve 8643 E., 6426 K. sayılı onama ilamı kaldırılarak, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, karar düzeltme harcı ile daha önce alınan onama harcının istek halinde iadesine, 19.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/505, K. 2016/880, 19 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/505
Karar No
2016/880
Tarih
19 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/507 K.2016/6294
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/509 K.2016/2038
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/511 K.2016/2225
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/511 K.2016/6295
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/512 K.2016/2229
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/513 K.2016/2179

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.