KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/5142 E., 2017/610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacının açmış olduğu iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile müdahiller ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin son bilançoya göre borca batık olduğunu, ancak borca batıklıktan kurtulabilmeleri için iyileştirme projelerinin bulunduğunu, erteleme kararı verilmesi halinde aktiflerin, pasif değerlerin üzerine çıkacağını ileri sürerek, iflasın bir yıl süre ile ertelenmesini istemiştir.
Bir kısım müdahiller, davacının iflasını istemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi, kayyım raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin borca batık durumda olduğu, sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı, davacının fabrikasının gayri faal olduğu, bu nedenle borca batıklıktan kurtulma ümidinin bulunmadığı gerekçesi ile davacının iflasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, müdahiller ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1)Mahkemece, iflâsın ertelenmesi talebi hakkında verilen hüküm temyiz eden müdahiller ... ve ... vekiline 25.03.2015 günü tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi İİK'nın 164. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 13.05.2015 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında Yargıtay tarafından da karar verilebileceği kabul edilmiş olmakla, müdahil ... ve ... vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/5142, K. 2017/610, 28 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama