KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/5177 E., 2016/3151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat .... ile davalı Ş.. Y.. vekili avukat .....gelmiş olup, başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin edimlerini süresinde yerine getirmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile davalı yükleniciye devredilen tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arsa sahiplerinden kaynaklanan sebeplerle inşaata başlanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, tüm hissedarların davaya muvafakat vermediği, sözleşmeden sonra, bir hissedarın yükleniciye şufa davası açtığı, hissesini çok sonra davalı yükleniciye devrettiği, ruhsatın geç alınmasında davalının değil arsa sahiplerinin kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın hem husumetten hem de esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Mahkemece, taraflar arasındaki 23.02.2011 günlü sözleşmede davacı dışında başka hissedarlar bulunduğu, bu kişilerin davaya muvafakatlarının olmadığı, geriye etkili fesih talep edilebilmesi için tüm hissadarların muvafakatlarının alınması gerektiğinden bahisle davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, bu tür davaların dinlenilebilmesi için sözleşmede taraf olan tüm arsa sahiplerinin birlikte dava açması, dava açmayanların açılan davaya muvafakat etmeleri, bu hususların gerçekleşmemesi halinde ise davalı sıfatı ile davada yer almaları, taraf teşkili açısından yeterli olduğundan, davanın aynı zamanda husumet yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
İzah edilen sebeple kararın bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/son maddesi gereğince gerekçeden yukarıda belirtilen kısmın çıkarılmak suretiyle sonucu itibariyle doğru olan kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/5177, K. 2016/3151, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama