İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/5431 K.2016/3125

Asliye Hukuk Mahkemesi

Esas2015/5431Karar2016/3125Tarih23 Mayıs 2016Okuma4 dk · 808 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/5431 E., 2016/3125 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

808 kelime·4 dk okuma·3 bölüm

Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı ile asıl davada davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili, müvekkilinin davalı ait kooperatif hissesini 75.000,00 TL karşılığında satın aldığını, bu durumun kooperatif karar defterinin 28.05.2008 tarih 27 no'lu yönetim kurulu kararı ile onaylandığını, ancak 4 no'lu bağımsız bölümün önce davalı İ.. Y.. adına tescil edildiğini, daha sonra davalı İ.. Y..'un taşınmazı davalı G.. N..'e sattığını ileri sürerek, 4 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptaliyle müvekkil adına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın davalı İ.. Y..'tan 28.05.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl dosyada davalı vekili, üyelik devrinin geçerli olabilmesi için devrin noterde resmi şekilde yapılması gerektiğini, davacının öncelikle kooperatif üyesi olduğunun tespiti gerektiğini, davacının hisse devri karşılığı müvekkiline herhangi bir bedel ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davacının tazminat talebinin kabulüne dair kararın taraf vekkileri tarafından temyiz istemi üzerine Dairemiz'in 2012/5388 E., 2012/7726 K. Sayılı ilamı ile kooperatif aleyhine dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi gerektiği ve Kooperatifi aleyhine açılan 2010/22 Esas sayılı üyeliğin tespiti davası olduğu belirtildiğine göre, bu davanın da mevcut dava ile birleştirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu,

bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre davacının kooperatifin üyesi olduğu 2010/22 esas 2012/82 karar sayılı ilamı tespit edildiği ve kararın kesinleştiği, davalı İ.. Y..'un kooperatif hissesini 22.12.2008 tarihli sözleşme ile davacıya devrettiği ve hisse devrine ilişkin kooperatifçe 28.05.2008 tarihli karar alındığı, davalı G.. N..'in davaya konu ..../...

S.2.

ESAS NO : 2015/5431

KARAR NO : 2016/3125

taşınmazı diğer davalı İ.. Y..'tan 16/07/2009 tarihinde iyi niyetle satın aldığı gerekçesi ile tapu iptali ve tescil talebinin reddine, hisse devir sözleşmesinin davalı İsmet yönünden bağlayıcı olduğu, gerekçesiyle tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, asıl ve birleşen davada davacı ile asıl davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2)Somut uyuşmazlıkta; dava dışı kooperatif karar defterindeki 28.05.2008 günlü kararda, davalı İ.. Y..'un kooperatif hissesini devrettiği ve bağımsız bölümün davacı adına tescilinin yapılacağı belirtilmiştir. Kooperatif yönetim kurulunun da imzası bulunan 22.12.2008 tarihli adi yazılı sözleşme ile de, davalı kooperatif hissesini davacıya devredip devir bedeli 75.000,00 TL’nin davacı tarafından davalı ödendiği düzenlenmiştir. Tüm bunlardan davacının davalı İsmet'e ait kooperatif hissesini, bedelini ödemek suretiyle devraldığı anlaşılmaktadır.

Ancak, kooperatif ferdileşme sırasında dava konusu taşınmazı davalı adına tescilini sağlamıştır. İsmet ise taşınmazın mülkiyetini 08.09.2009 tarihinde davalı nakletmiştir. Hukukumuzda kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle satın alan kişinin iyiniyetinin korunması ilke olarak kabul edilmiştir.

Bir tanımlama yapmak gerekirse, iyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.

Bu ilke, TMK’nın 1023. maddesinde “tapu kütüğündeki sicile iyiniyete dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” hükmü yer almış, tamamlayıcı madde niteliğindeki TMK’nın 1024. maddesinde ise “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” denilmiştir.

Kayıt malikinin, mülkiyeti kötüniyetle kazandığı ileri sürülmüşse, üçüncü kişinin ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken şahıs olup olmadığına bakılması gerekir. Çünkü, TMK’nın 1024. maddesi uyarınca, bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin yolsuz olan bu tescile dayanma olanakları yoktur.

Yasa ve uygulamadaki deyimiyle bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tesciller yolsuz tescil sayılacağından, hakkı zedelenen üçüncü kişinin iyiniyetli olmayan malike karşı doğrudan doğruya şahsi hakkına dayanması mümkündür.

Mahkemece, davalı iyiniyetli olarak taşınmazı edinip edinmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Muvazaa iddiasının her türlü delille ispat edilebileceği göz önüne alınarak, yukarıda belirtildiği üzere davacının iddiasını kanıtlaması ve davalı kayıt malikinin durumunun değerlendirilmesi için taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, kayıt maliki davalının hukuki durumu TMK m.1023-1024 çerçevesinde incelenmeli, davalı iyiniyetli olmadığı anlaşıldığında tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, aksi halde davacının ikinci kademedeki istemi hakkında bir karar verilmesi gerekir. Bütün bu yönler üzerinde durulmaksızın, davanın tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3)Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

..../... S.3.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (3)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde davacı şirkete iadelerine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden asıl davada davalılardan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/5431, K. 2016/3125, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Esas No : 2015/5431
  5. Karar No : 2016/3125
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/5431
Karar No
2016/3125
Tarih
23 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/5431 K.2016/8768
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/5431 K.2016/4751
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/5432 K.2016/8475
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/5433 K.2016/2937
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/5433 K.2016/4757
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/5434 K.2016/4768

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.